Bu gün itibariyle dünyada iki yüz civarında devlet bulunuyor. Her devletin, milletiyle yaptığı bir sözleşme hükmünde olan anayasaları ve ona bağlı olarak kanuni düzenlemeleri vardır.
Tarih boyunca sürüp gelen insanlığın hak ve hürriyet mücadeleleri sonucu, insanlığın temel hak ve hürriyetlerini esas alan hukuk kavramı doğmuş, özellikle Batılı hür dünya devletlerinde, demokratik hukuk devleti medeni ülkelerin gündemine oturmuştur. Bilgi toplumu merhalesine ulaşan bu ülkeler, demokrasilerini ve hukuk devleti kavramının fonksiyonlarını, sürekli yukarılara doğru yükseltmektedirler. İnsanlarına daha çok demokrasi, daha çok hak ve hürriyet vermelerinin huzurunu yaşıyorlar. Devletlerinin bütün güçlerini kullanarak koruma ve kollama altına aldıkları resmi bir ideolojileri olmadığından, vatandaşlarını ve ait oldukları dinlerini, potansiyel bir tehlike olarak görmemenin rahatlığı içindeler.
Demokrasi ortak paydasında, hukuk devletinin getirdiği hak ve hürriyetlerin ve hukuk önünde eşitlik ilkesinin sağladığı huzurun, çok kültürlülüğü bir zenginlik olarak görmenin temin ettiği rahatlığın, lâiklik prensibini vicdan ve din hürriyetinin teminatı olarak değerlendirmenin verdiği medeni düşüncenin atmosferinde, milletine hizmet eden teknik bir devlet anlayışı, şeffaf bir yönetim mantığı, tek haneli enflasyon ortamında herkese insanca yaşayabileceği bir ücret, işsiz olanlara işsizlik maaşı ve diğer kolaylıklar, insan sağlığına son derece önem veren bir yaklaşımla milletini kucaklayan şefkatli bir idare, eğitim ve öğretimde fırsat eşitliği ve sair demokratik değerleriyle istikbale koşan hür bir dünya göze çarpıyor. Geri kalmış veya gelişmekte olan ülkelerin örnek alması gereken tablo budur.
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları)

