(Dünden devam)

Âhir zamanın hayat şartları ve teknolojinin getirdiği imkânlar, insanları şükürden şirke, itaatten ziyade isyana sürüklediği görülüyor. İnsanlığın düştüğü bu manevi bataklığa dikkat çeken Bediüzzaman Hazretleri “Küre-i arzı bir köy şekline sokan şu medeniyet-i sefihe ile gaflet perdesi pek kalınlaşmıştır. Ve kezâ; beşeriyet ruhundan dünyaya nâzır pek çok menfezler açmıştır. Bunların kapatılması ancak Allah’ın lütfuna mazhar olanlara müyesser olur.” (Mesnevi-i Nuriye s. 112) demektedir.

Uzun emellerden kurtulmak ve dünya ile ahiret dengesini kurmak ancak tahkiki bir imana sahip olmakla mümkündür. Onun da bu asırda en kolay ve güvenilir yolu, Risale-i Nur eserlerine muhatap olmak ve ciddi olarak anlayıp, yaşamaktan geçer.

Sevgili peygamberimiz (asm) “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, hemen ölecekmiş gibi de ahirete çalış.” buyuruyor. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya çalışıp, ahireti unutmak akıllı insanların işi değildir. Cenab-ı Hak da ayet-i kerimede “Bilerek ahiret hayatı üzerine, dünya hayatını tercih ederler.” ikazını yapmakta ve özellikle müminleri uyarmaktadır. Ehl-i iman olduğu halde, uzun emeller taşımak ve diğer sebeplerle, ahiretin elmas gibi nimetlerini bildiği halde, dünyanın cam parçası gibi değersiz nimetlerini onlara tercih edenlerin çok olması, ahir zamanın dehşetini gözler önüne seriyor.

Özetle; uzun emeller ve isteklere sahip olma hastalığına düşenler, sağlam ve tahkiki bir imana sahip olmalı ve bu gün toprağın üstünde iken, yarın toprağın altında olacağını hiç bir zaman hatırdan çıkarmamalıdırlar. Aksi takdirde hem dünya hem de ahiret hayatlarının tehlikeye düşmesi söz konusudur.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)