Yeni Asya Nur Talebeleri, çeyrek asırdan bu yana hizmetlerini belli bir sistem içinde devam ettiriyor. Tamamen meşveret esasına dayalı ve mahal meşveretlerinden umumi meşverete kadar yapılanan ve ona bağlı hizmet komisyonlarıyla faaliyetlerini icra eden bu kadrolar, doğrudan doğruya iman hizmetine odaklı bir çalışmanın içindeler. Bunun dışında başka maksat ve gaye gütmedikleri hem milletin hem de devletin bildiği açık bir gerçektir.
Eğitim ve sosyal komisyonları gibi, neşriyat komisyonu da onlardan biridir. Uzun zamandan beri sürüp gelen toplantılarından sonuncusunu 6 Eylül 2014 Cumartesi günü gerçekleştirdik. Bazı illerimizden katılım eksikliği olsa da, doksan kişilik bir katılım oldu. Yaz sıcaklarının hâlâ devam ettiği bir atmosferde ve okulların açılma öncesinde bilet bulmanın zor olduğu bir zamanda, her şeye rağmen yollara düşüp Ankara’da toplanan bu fedakâr dâvâ adamlarındaki şevk ve hizmet heyecanı görülmeye değerdi.
Kısa açış konuşmamızda “Risale-i Nurların okunduğu ve konuşulduğu her yerde, manen biz hazır gibi oluruz.” diyen Üstadımız Bediüzzaman ve onun mümtaz talebeleri de mutlaka ruhen aramızdadır. Muazzez üstadımız ‘Bir adamın kıymeti, himmeti nispetindedir. Kimin himmeti milleti ise, o tek başına bir millettir.’ diyor. Sizin her biriniz, tek başına bir millet hükmünde olan dâvâ adamlarısınız. Hiç bir engel sizleri kudsî dâvânızdan vazgeçiremiyor. Zira biliyorsunuz ki, ‘Asıl hamiyet, şiddet-i mevanie (engellerin şiddetine) karşı metanet etmektir. Çabuk ye’se (ümitsizliğe) inkılâp eden hamiyet , hamiyet değildir.’ Şimdiye kadar yaptığınız toplantılarda sağlam bir temel attınız. Gelin bu toplantıyı bir dönüm noktası yapalım. Beraber ve bütün cemaat fertleriyle birlikte, başta gazetemiz olmak üzere, bütün neşriyatımızda ciddi bir hamle yaparak bir tiraj apartmanı inşa edelim ve lâyık olduğu yere yükseltelim. Çeşitli sebeplerle gidenlerin vazifesini omzumuzda hissederek, onların yerine de çalışalım. Zira üstadımız ‘Bu zamanda Nurlarla hizmet-i imaniye her tarafta ilânatla ve muhtaç olanların nazar-ı dikkatlerini celb etmekle olur.’ diyor.
Bu bakımdan gazete ve dergilerimize abone olmak ve abone bulmak aynıyla hizmet ve hem de ibadettir. Çünkü ‘Vesilenin mahiyetine bakılmaz, neticesine bakılır. Madem neticesi rıza-yı İlâhidir, o küçük değildir, büyüktür.’ Yeni Asya, Risale-i Nurların medyadaki dili ve nâşir-i efkârımızdır. Aynı zamanda o bizim bayrağımız ve sancağımızdır. Bu bayrağı daha yukarılara hep birlikte çıkarmak ve dalgalandırmak boynumuza borçtur. Bize yakışan, elimizin ucuyla tutmak değil, onu kucaklayarak sahip çıkmaktır.
Yeni Asya’nın kuruluşunda Üstadın hizmetkârlarını toplayıp, hepsinin ittifakını sağlayarak öncülük eden merhum Zübeyir Ağabeyi rahmetle anıyoruz. Bizim ihlâstan sonra en büyük kuvvetimiz tesanüd olduğundan demiş ‘Bizim yalnız Risale okumamız fikrî ittihadımızı temine yetmez. Lâhana yaprağı kadar da olsa günlük bir gazete çıkarmamız lâzım ki, gelişen olayları Risale-i Nur penceresinden bakıp yorumlayarak birliğimizi sağlasın.’
Bu münasebetle, içtimai ve siyasi olaylar yüzünden sarsılmayan ve savrulmayan sizleri tebrik ediyor ve bu toplantımızın külli hayırlara ve büyük hizmetlere vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ediyorum.”
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları)

