Allah korkusu ve âhiret inancıyla her türlü olumsuz hareketlerden uzak duran insanlar kanun ve nizam tanır, hak ve hukuka riayet eder. Hürmet ve merhamet duyguları gelişir. Karıncayı bile incitmeyecek bir kalp inceliği kazanır. Böylece Müslüman, elinden ve dilinden başkaların emin olduğu bir kimliğin sahibi olur.

Böylesine fertlerden meydana gelen bir cemiyette, ahlâk, fazilet, yardımlaşma, Allah’ın rızasını kazanma ve sevab-ı uhrevi gibi yüksek hasletler inkişaf eder. Asâyiş ve huzur gerçekleşir. Fertler birbirlerini sevmeye başlar. Hoşgörü ve müsamaha ön plana çıkar. Haram ve helâl duygusu da kul haklarına riayet etmeyi netice verir. Serseriliğin yerini itaat alır.

İşte, Risale-i Nur girdiği her yerde bu beş esası temin etmekle, emniyet ve asâyişi tesis etmektedir. Bir asra yaklaşan mazisi buna şahittir. Zaten, İslâm dininin esası barış ve müsâlemettir. Dahilde niza ve düşmanlığa müsaade etmez.

Buna binaen, dinden uzak bir yaşam biçimini kendilerine hayat felsefesi kabul edenlerin, samimi olarak inançlarının icaplarını yerine getirmeye çalışanları gerici ve yobaz olarak itham etmeleri; tamamen kendi kabahatlerini ve gerçek gericiliklerini örtbas etmek için uydurdukları maskeli bir yalan ve iftiradan başka bir şey değildir.

Yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bir millette, dine ve dindarlara lâiklik adına yapılan baskı ve zorlamalar, asâyiş ve emniyetin temel taşlarını tahrip etmekten başka bir işe yaramaz. Bu ise, millete ve ülkeye yapılabilecek en büyük bir kötülüktür. Hiç bir maslahat ve gerekçe bu kötülüğü örtbas edemez ve gizleyemez.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)