Şan ve şeref peşinde koşanların, cemiyette nam ve şöhret sahibi olmaya çalışanların içine düştükleri ruh hali, aslında acı ve acınacak bir durumdur. Bu hale en çok düşenler ise, Allah’tan ve âhiret hayatından gaflet eden ehl-i dünyadır. Onların bütün sermayeleri, sair insanların teveccüh, iltifat ve alkışlarıdır.

Bu durum ehl-i âhiret için tam bir felakettir.  Uhrevî sevaplarını yakıp kül eden bir neticedir. Zira “Bir ehl-i takvanın hırsı varsa, teveccüh-ü nâsı ister. Teveccüh-ü nâsı müraat eden ihlâs-ı tammi bulamaz. Bu netice çok ehemmiyetli, çok calib-i dikkattir.” (Lem’alar s. 150)

Ehl-i dikkatin nazarından kaçmayan ve radar hassasiyetiyle tespit edilen kendini beğenmiş tavırlar, sakil kaçan aşağılık duygular, sürekli iltifat beklemeler, kendinden her vesileyle bahsettirmek için takınılan sun’i haller, o tür insanların maksadının aksiyle neticelenir ve soğuk düşer. Sıkılmış bakışları celbeder.

Hele bir alkış belası ve hastalığı var ki, düşman başına.. En olmayacak ortamlarda bile, alkışa sebep olacak konuşmaların yapılmasını ister. Halbuki alkış, insanın ayağını yerden kesen, başını döndüren, insanı ne oldum delisi haline getiren bir felakettir. Allah cümlemizi bu ruh halinden korusun.

Bir kaç yazı yazmayla ve bir kaç kelam etmeyle başı bulutlara değen, konuşması ve yürümesi değişen, etrafına tepeden bakan ve herkesten hürmet beklentisine giren bu tip insanlar, mensubu oldukları toplumun bünyesini sarsan, ihlâs, uhuvvet ve tesanüt sıfatlarını tahrip eden, tedaviye muhtaç zavallı  kişilerdir.

İhlâssızlık yüzünden  surata vurulan tokatlar mesabesinde olan ve âhirete ait amelleri yakıp kül eden alkış hastalığından Allah hepimizi korusun ve tam ihlâsa muvaffak etmesini niyaz ediyoruz.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

 

 

 

 

 

bünyesini saran,