Varlıkların en şereflisi olarak yaratılan ve binlerce hissiyat ve duygularla donatılarak bütün mevcudat üstünde bir mevki alan insanın, karmaşık bir yapısı vardır.

Maddi ve manevi cepheleriyle asırlardır araştırılan ve anlaşılmak için hakkında binlerce kitap yazılan insanoğlu, hâlâ bir muamma olarak esraregizliğini koruyor. Sanki sahili olmayan bir deniz gibi sırları öğrenildikçe, yeni yeni sırlarıyla çok garip bir varlık.

Kânatın Yaratıcısını tanımak, Ona iman ve ibadet etmek için yaratılan, onun istifadesi için sayısız nimetlerle donatılan aziz bir misafir olarak ağırlanan şu insan nev’i, kendisini nimetlerle besleyen Allah’ın rızasını kazanmayı ve Onun muhabbet ve iltifatına mazhar olmayı en büyük maksat yapması gerekirken, fıtratına yerleştirilen ve imtihan edilmesine vesile olan bir takım duygu ve hislerine aldanıp asıl hedefinden sapabiliyor. Hayatının gayesini şaşırabiliyor. En büyük maksad-ı insani olan Allah’ın rızasını kazanmak yerine, başkalarının rızasını asıl gaye yapabiliyor. Halbuki, Allah’ın rızasını kazanmak yanında başkalarının rızasını aramak hiç ender hiç mesabesindedir.

Bahsi geçen hakikati tespit eden Bediüzzaman Hazretleri. “Ey insan! Eğer takva ve amel-i salih ile Hâlıkını razı etti isen, başkalarının rızasını tahsile lüzum yoktur, o kâfidir. Bir işi için sultana müracaat eden adam sultanı razı etmiş ise, o iş görülür.Başkaların iltimasıyla çok müşkilat çeker. Mamafih yine sultanın rızasına mütevakkıftır. .” demekle çok önemi bir noktayı haber veriyor.

Amelde sadece Allah’ın razı olması gerektiğini belirten bu hakikatler ezbere bilinse de, maalesef insanın zayıflığından dolayı her zaman buna riayet edemiyor. Yaptığı ibadet ve hizmetlerine mukabil, diğer insanların teveccüh ve iltifatını aramak ve beklemekle, insanları Allah’a ortak koşmuş gibi oluyor. Halbuki, teveccüh-ü nası aramak gizli şirktir. Salih amelleri yakıp yıkan, tahrip ve iptal ederek, âhirette iflas hale gelmiş olmak gibi dehşetli bir neticeye sebeptir

İman zayıflığından gelen ruhî bir marazla, olduğundan farklı görünmeye çalışmak, lâyık olmadığı makamların tavrını takınmak, insanlara yaranmak ve kendini şirin göstermek gayretinde olmak, riyakârlık alametidir. Bu durumdan Allah’a sığınmak gerektir.

asyanur.info  samicebeci videoları)