İman ve İbadet

ZORDA KALANLARIN DUASI

Zor durumda kalanların hâline Hacer validemizin tutumu çok güzel bir örnektir. Hazret-i İbrahim (as) tarafından , oğlu Hazret-i İsmail ile birlikte, o zamanki şartlarda kimsenin kalmadığı bir çöl hükmündeki Kâbe’nin olduğu yere bırakılıp terk edildiklerini görünce kocasına bağırarak “Ya İbrahim! Bizi bu çöl ortasında bırakıp nereye gidiyorsun?” Hazret-i İbrahim (as) cevap vermeden yoluna devam etmektedir. Bir kaç defa daha seslenir. Cevap alamayınca “Eğer bu yaptığın Allah tarafından ise sana ne hacet!. O bizi korur ve doyurur. O bizi bizden daha iyi biliyor.”der. Bu günkü Mekke şehri ve kutsal Kâbe’nin meydana gelişi, o zaman vukua gelen bu hadiseye dayanır.

Her iş, önce Allah’a arz edilmelidir. Ondan istenmeli ve onun yardımı talep edilmelidir. Sonra sebeplere sarılarak, kavlî duanın arkasından fiilî dualar gelmelidir. Allah’a dua ve tevekkül etmenin gerçek anlamı budur. Tembelcesine bir tevekkül, tevekkül değildir. Sebeplere aşırı değer yüklemek ve umudunu onlara bağlamak da doğru değildir. Çünkü, her şeyin dizgini Allah’ın elinde ve her şeyin anahtarı Onun yanındadır.

Yapılan samimi dualara mutlaka Allah cevap verir. Özellikle, zor durumda kalanların duaları kabule daha yakındır. Çünkü, çok içten ve yürekten yapılan dualar cümlesindendir. Bediüzzaman’ın verdiği misalde olduğu gibi “Dalgalı bir denizde, kırık bir tahta parçası üstünde, kalbi kırık bir masumun duası hürmetine fırtınanın şiddeti, hiddeti inmeye başlar.” Zira, denizin dehşetli dalgaları arasında ölümle karşı karşıya olan bir insanın yaptığı dua esnasında, kul ile Allah arasındaki manevi perdeler kalkmış gibidir. Böyle dualar reddedilmez.

Kul, Allah’a dua eder ve ister. Ancak, Allah kuluna hikmetiyle muamele eder. Hakkında hayırlıysa ya kulunun istediğini aynen verir, Ya da hayırlı değilse hiç vermez ve duasını âhiret hesabına kabul eder. Onun için “Dua ediyorum ama bir türlü kabul olmuyor.”denilmez. Onun hikmetine razı olmak gerekir. Bu itibarla dua ederken “Hakkımda hayırlıysa olsun.”demeyi ihmal etmemek icap eder. Umumu ve bütün müminleri ilgilendiren dualarda, Kur’an ve Hadislerde öğretilen kapsamlı ve tesirli dualarla dua etmek ve kabul şartlarına riayet etmek gerekir. Duaya dair bu ince hakikatleri takip etmek, Allah’ın rızasına daha yakın olmayı netice verir.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap