İnsan Ve Toplum

TAKVA ZIRHI VE GÜNAHLAR- 1

Cenab-ı Hak, Zariyat Suresi 56. ayetinde “Ben cinleri ve insanları yalnız Beni tanısınlar, iman ile ibadet etsinler diye yarattım.” buyurarak, insanları imtihan edilmek üzere bu dünya denilen imtihan meydanına  gönderdiğini haber verdiği gibi, diğer bir ayetin ifadesiyle “Hanginizin ameli daha güzel olacak diye ölümü ve hayatı yaratan Odur.” (Mülk Suresi: 2) ferman etmektedir.

Akıl, gazap ve şehvet kuvveleriyle teçhiz edilen her insan, günah işlemeye müsait bir fıtratta yaratılmıştır. Ancak, bundan peygamberler müstesnadır. İsmet sıfatından dolayı onlar Allah’ın koruması altındadır. Bunların dışında her insan günah işleyebilir. Mühim olan günahta ısrar etmemek ve çabuk tövbe etmektir. Allah’ın Tevvap ve Gufran isimleri günahların vücudunu ister. “Muhakkak Allah, çok tövbe edenleri ve çok temiz olanları sever.” ayeti bu hakikate işaret eder. Eğer, yeryüzünde insanlar hiç günah işlemeyecek hale gelse bile, Allah yeni insanlar yaratıp, yine onların günahlarını bağışlamaya devam ederdi.

Eski zamanlarda bilinmedik, şimdi ise her çeşit günahların bin cihetten insanın etrafını sardığı dehşetli âhirzaman şartlarında yaşıyoruz. Kâinatın Efendisi Sevgili Peygamberimizin (asm), kıyamete yakın âhirzamanda insanların işleyecekleri günahların dehşetinden sahabelerine bahsettiği zaman, bütün sahabeler o zamanın şer ve fitnelerinden Allah’a sığınmışlar. “Bizleri âhirzamanın şerrinden, deccal ve Süfyan fitnelerinden, fena kadınların hile ve tuzaklarından, kabir azabından ve cehennem ateşinden muhafaza eyle.” diye dua etmişler. Bütün ümmet, bu ve benzeri duaları yaparak gelmişler. Bizler ise, hasbel kader böyle bir zamanın içinde bulunuyoruz.

“Âhirzamanda, bir şahsın hatiat ve günahlarının gayet dehşetli bir yekun teşkil ettiğine dair rivayetler vardır. Eskide, acaba adi bir adam, binler adam kadar günah işleyebilir mi? Ve o âhirzamanda bildiğimiz günahlardan başka hangi günahlardır ki, kâinatın hey’et-i mecmuasına dokunur, kıyametin kopmasına ve dünyaları başlarına harap olmasına sebebiyet verir diye düşünürdüm.” (Kastamonu Lâhikası s. 85) diyen Bediüzzaman Hazretleri, radyo vasıtasıyla, inkâra dayalı bir kelime ile bir şahsın, bir milyon büyük günahı bir anda işleyip, milyonlarca insanı da günahlara soktuğunu ifade etmektedir. Bu zamanda, radyoya ilâve olarak televizyon, İnternet, facebook, tweter ve her çeşit basın gibi daha nice kötüye kullanılan nimetler üzerinden dehşetli gıybet ve günahlar serbestçe işleniyor. Bunların hesabı mahşer günü acaba nasıl verilecek? Yoksa âhiret yok mu sayılıyor?

asyanur.info  samicebeci.net  YouTube-Sami Cebeci videoları)  (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap