Hayat

TAKDİRDE ÖLÇÜ

Takdir ve tebrik edilmek her insanın hoşlandığı ve lezzet aldığı bir haldir. Güzel bir iş veya başarısından dolayı küçük bir hediye, bir dua veya alkış, o insanın âlemini bahara ve bayrama çevirir.

İnsanın bu zayıf noktalarını en hassas cihetlerine kadar tespit eden ehl-i dünya, en çirkin ve berbat işleri, o zayıf noktaları işleterek icra ettirebilir. Bir alkış uğruna nice değerlerini yitiren ve hayatlarının sonlarında yalnızlığa itilen insanların hayat hikâyeleri hepimizin malûmudur.

Mukaddes ve ulvî bir dâvâya hayatlarını vakfeden insanlar, hizmetlerinin karşılığında ücretlerini, sadece Allah’tan beklerler. Başkalarının beğenisi, takdiri, istihsan ve alkışı onları ilgilendirmez. Küçücük bir aferini bile ücret kabul edip, beklentiye düşmezler. Halisen muhlisen çalışıp “Vazifemiz hizmettir, o bize yeter.”derler.

Bununla beraber, mesleğimizin prensiplerini izah eden Bediüzzaman “Meleğimizin esası uhuvvettir. Peder ile evlât, şeyh ile mürit mâbeynindeki vasıta değildir. Olsa olsa bir üstatlık ortaya girer. Mesleğimiz hıllettir. Hıllet ise, en yakın dost ve en fedakâr arkadaş ve en güzel takdir edici yoldaş ve en civanmert kardeş olmak iktiza eder.”demekle, kardeşler arasında birbirinin meziyet ve hizmetleriyle iftihar etmek düsturuna binaen, takdir ve tebrik müessesesinin işletilmesini istiyor.

Bundan dolayı, tenkitte çok cimri, takdirde ise cömert davranmak gerekiyor. Zira, yerli -yersiz, haklı- haksız yapılan aşırı yıkıcı tenkitlerin neticelerini herkes görüyor. En iyisi, takdir müessesesini ölçülü işleterek, moral ve şevki kamçılayıp, iman hizmetini daha yukarılara çıkarmak için hizmet adamlarını sevk etmektir. Başka türlü uygulamalar fayda yerine zarar veriyor.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap