İnsanlık tarihi boyunca gelmiş geçmiş bütün peygamberlerin en kâmili, en eşrefi, en âli ve en yücesi olan Hazret-i Muhammed (asm) Hira dağında peygamberlik vazifesiyle tavzif edildiği zaman, Cenab-ı Hak’tan aldığı…

Sanayi toplumunu aşarak bilgi toplumuna ulaşıldığı zamanımızda, gelişmiş ülkelerin en önem verdiği ve en büyük  yatırımını ona yaptığı yetişmiş insan gücüdür. Bilgili, san’atının ehli ve verilen vazifeyi liyâkatla yerine getiren…

“Medenilere galebe çalmak ikna iledir. Söz anlamayan vahşiler gibi icbar (zorlama) ile değildir.”diyen Bediüzzaman, tamamen ikna ve ispat üzerine bina ettiği iman hakikatleri ve içtimai prensiplerden meydana gelen Nur Risalelerini…

Bediüzzaman der ki: “İnsanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi, onun validesidir. Ben bu seksen sene ömrümde, seksen bin zatlardan ders aldığım halde, kasem ediyorum ki, en esaslı ve sarsılmaz…

“Hazret-i Mevlana benim zamanımda gelseydi Risale-i Nur’u yazardı. Ben onun zamanında gelseydim Mesnevi-i Şerif’i yazardım. Çünkü, o zamanda hizmet Mesnevi tarzındaydı. Bu zamanda ise, Risale-i Nur tarzındadır.”diyen Bediüzzaman Hazretleri gerçek…

İlk emri “Oku!” olan bir dine mensup İslâm âlemi, o emrin gereği olarak hem okudular hem de yazdılar. Milyonlaraca Arapça ve başka dillerde yazılmış kitapların meydana gelmesine vesile oldular. Batı…

“Ey Ashabım!Sizler yeryüzünde dolaşırken, şâyet cennet bahçelerinden herhangi birisine rastlarsanız, oradan hemen geçmeyin. Orada biraz eğleşin.”deyince, Sahabeler sorar: “Ya Resülullah! Cennet bahçesi, cennette olur. O bahçe neresidir?” Sevgili Peygamberimiz “O…

Asr-ı Saadet başta olmak üzere, İslâm tarihi boyunca düşmanın taassubunu parçalamak silah ile kılıç ile olmuş. O devirler insanlığın vahşet ve bedeviyet zamanları olduğundan, maalesef bu yola mecbur kalınmıştır. Ancak,…

Bediüzzaman Hazretleri, Hutbe-i Şamiye adındaki eserinde “Zaman bir hatt-ı müstakim üzerinde gitmiyor ki, mebde (başlangıç) ve müntehası (sonu) birbirinden uzaklaşsın. Belki, küre-i arzın medar-ı senevisi (yörüngesi) gibi bir daire çiziyor.…

Göklerin, yerin ve dağların yüklenmekten korktukları ve insanın onu yüklendiği benlik duygusunun, kendindeki ölçüler penceresinden bakarak Allah’ı tanımak, bilmek ve Ona iman ederek ibadet etmek vazifesi onun hayra bakan cihetidir.…

Ezel ve Ebed Sultanı olan Cenab-ı Hakkın zâtî ve sübutî sıfatları olduğu gibi, tekvin denilen yaratma sıfatı da vardır. Yaratmak sadece ve sadece Allah’a mahsustur. Hâlık olan yalnız Odur. Allah’tan…

Marifetullah denilen, Allah’ı isim ve sıfatlarıyla tanımak ve iman hakikatlerinde terakki etmek için bir araya gelen Nur Talebelerinin ders toplantıları, ilim meclislerinin tâ kendisidir. Allah Resulünün (asm) Cennet bahçesi olarak…

Kâinattaki varlıklar içinde müstesna bir yeri olan insan, sayısız istidat ve kabiliyetlerle donatılmıştır. Her şey onun emrine boyun eğdirilmiş ve her ihtiyacı için hazır edilmiştir. Bediüzzaman Hazretleri “İnsan bu âleme…

İmanın şartlarından olan kitaplara iman içinde, elbette en başta geleni Kur’an-ı Kerime imandır. Ona inanmak ise, 6666 ayetin tamamına iman etmek demektir. Ayetlerin bir kısmını kabul, bir kısmını kabul etmemek…

Vücut, vahdet, kıdem, beka, yarattıklarına benzememe ve varlığı kendiliğinden devam eden gibi zâti sıfatlara sahip olan Cenab- Hak; sübuti sıfatlar denilen hayat, ilim, irade, kudret, görmek, işitmek, ve konuşmak gibi…

Kâinat ve içindeki bütün mevcudatın yaratılışları ile, kıyametten sonra yeniden yaratılış ve âhiretin inşasına iman, ancak Allah’ın sonsuz kudretinin ne olduğunu anlamakla mümkün olur. Bahsi geçen hakikati anlayamayanlar ya inkâr…

Cenab-ı Hakkı isim ve sıfatlarıyla tanıyamayan insanların imanı taklitten öteye geçemez. Mutlaka tahkik mertebesinde bir imana kavuşması lâzımdır. Ona ulaşmanın bu asırda en önemli vasıtaların başında Risale-i Nur tefsirleri gelmektedir.…

Sonsuz ilmiyle görünen ve görünmeyen bütün âlemleri kuşatan Allah’a göre, mutlak yokluk diye bir şey söz konusu değildir. Kâinat yok iken, onu yaratmayı irade eden Cenab-ı Hakkın ilminde, ezelden ebede…

Kâinatta hiç bir şey kendi kendine veya tesadüfen meydana gelemez. Yahut tabiat tarafından icat edilemez. Zira varlıklardaki muhteşem san’at ve benzeri yapılamayacak kadar emsalsiz güzellik, kudretli bir sanatkârı gerektirir. Nihayetsiz…

Dar akılları anlamadıkları için bir kısım insanların inkârda kaldıkları bazı meseleler vardır. Daha çok imanla ilgili olan bu tarz zor meselelerin ispat ve izahına ihtiyaç olur. Kur’an-ı Kerim’de ince ve…

Ezeli ve ebedi bir hayatın sahibi olan Cenab-ı Hakkın, “Sübuti sıfatları” içinde sayılan sonsuz bir ilmi vardır. O ilim sıfatı, diğer sıfatlar gibi Allah’ın zatındandır. Ondan ayrı olması düşünülemez. Nasıl…