Tefekkür

SOLUNUM SİSTEMİNDEKİ HÂRİKA OLAYLAR- 2

(Dünden devam)

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri, otuz ikinci sözün bir dipnotunda ilim ile imanı birlikte anlatarak şöyle demektedir: “Sâni-i Hakim (hikmetle yaratan Allah) beden-i insanı gayet muntazam bir şehir  hükmünde halk etmiştir.” diyerek açıklamasını devam ettirir. Evet, insan bedeni bütün hârika sistemleriyle doğrudan doğruya Allah’ın muhteşem bir sanat eseridir. Solunum sistemi de onlardan biridir.

Solunum sistemi kabaca nefes borusu, bronşlar, bronşcuklar ve akciğerlerden meydana gelir. Ağız ve burun yoluyla nefes borusundan içeri giren hava akciğerlere gider. Hava ise, oksijen ve azot atomlarından teşkil edilmiştir. Cenab-ı Hak, oksijen ile karbon atomlarına  aşk-ı kimyevi denilen şiddetli bir münasebet vermiştir. O iki element birbirine yakın oldukları zaman hemen birleşirler ve karbondioksit haline gelirler.

Toplar damarlar ile kalbe taşınan ve oradan da akciğerlere pompalanan kirlenmiş kandaki karbon maddesi, solunum yoluyla aldığımız havadaki oksijenle akciğerlerin hava keseciklerinde buluştukları zaman birleşirler ve karbondioksit haline gelirler. Bu birleşmeyle, hem kandaki karbon alındığı için kan temizlenmiş olur, hem vücut ısısı temin edilir, hem de karbondioksit halindeki kirlenmiş hava dışarı atılırken, ağızda kelime meyvelerini vermiş olur. Muhteşem bir mucizeler zinciri gerçekleştiği görülür.

Her insanda ortalama vücut ısısı otuz altı buçuk derecedir. Bu ısının temini nefes alınırken gerçekleşir. Çünkü, kandaki karbon atomu ile alınan nefesteki oksijen atomunun iki ayrı hareketleri vardır. Akciğerlerde buluşan ve birleşen her iki elementin atomları tek bir hareket ile hareket etmeye başladığı zaman, bir hareket açığa çıkar. İşte, o açığa çıkan hareket vücut ısısına dönüşür.

Otonom sistem adı verilen ve göğüs kafesindeki diyaframın irademiz dışında bir körük gibi çalışmasının sonucu alınan nefesteki hârika olaylar zinciriyle bu mucize hadiseler gerçekleştiği halde, bu büyük nimetin farkına varamayan ve bu nimetlerin Sahibine şükür vazifesini yerine getirmeyen insanlara ne kadar yazık! Cenab-ı Hak, insanların çoğundaki bu gafleti kast ederek “İnsan çok zalim ve çok nankördür.” ferman ederek, onun gaflet ve nankörlüğünü kötülemektedir.

Ancak, müminler bu dehşetli zillet ve alçalıştan hariçtir. Çünkü müminler, bütün mazhar oldukları nimetleri Allah’tan bilir ve o nimetlere karşı şükür vazifesini iman ve itaatle yerine getirirler. Dünya ve âhirette mesut ve bahtiyar olmak isteyenler, mutlaka müminler safında olmalı ve imanlarının gereğini yerine getirmelidirler.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci vieoları) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap