Anadolu Seyahat Notları

SİVAS ZİYARETİ- 1 (HATIRA YAZILARI- 98)

Hafta sonları, yapılan dâvetler üzerine Anadolu’nun muhtelif il ve ilçelerine hizmet amaçlı ziyaretler yaparak hayatımız geçtiği halde, bazı illere yaptığımız ziyaretlerin üzerinden uzun yıllar geçtiğini hayretle müşahede ediyoruz. Onlardan birisi de Sivas ilimizdir. Meğer en son ziyaretimizin üzerinden tam on beş yıl geçmiş.

16 mayıs 2015 Cumartesi günü, sabah altı uçağıyla önce İstanbul’a, oradan da aktarmalı olarak bir buçuk saatlik bir uçuşla Sivas Hava Alanında olduk. Değerli kardeşimiz Mehmet Beyle buluşarak, sür’atle organize sanayisine geçtik. Kadim dostumuz ve Ankara mezunu Abdulvahap kardeş bizi bekliyordu. Hizmetlerimizle ilgili bir miktar sohbetin  ardından Ulu Camiye geçtik. Selçuklular zamanında, Milâdi 1100 yıllarında yapılan bu büyük mabet, son cemaat mahalli ile birlikte üç bin kişiyi alabiliyor ve elli direk üzerinde duruyordu. öğle namazından sonra ulaşabildiğimiz bu caminin bir çok direğinin etrafında toplanan bir kısım gençlere Kur’an öğretiliyor, diğerleri halka olmuş hatim cüzleri okuyorlardı. Tarihi özellikleri ile birlikte, etraftan gelen Kur’an okuma sesleri arasında, biz de bir kaç kişiyle cemaat yaparak, lâhuti bir atmosferde namazımızı eda ettik. Allah ecdadımızdan razı olsun ki, Anadolu’nun tapusunun bize ait olduğunu belgeleyen bu mabetleri yapmışlar ve arkalarında muazzam bir medeniyetin izlerini bırakmışlar.

Önceden planlanan program gereği, iki saati aşan bir zaman zarfında, kalabalık bir cemaatle dersimiz oldu. Risale-i Nur hareketinin diğer hizmet metotlarından farkını, bizi biz yapan ve diğer gruplardan ayıran orijinal özelliklerimizi ifade eden temel ölçülerimizi ve Bediüzzaman Hazretlerinin manevi şahsiyetini izah eden delilleri birlikte paylaştık. Verimli bir sohbet oldu. Ders arası ve sonrasında, neşriyatımızdan getirtilen beş ayrı kitaptan bir hayli imzalama imkânımız da oldu.

Program sonrası ikindi namazını kılmak için, Sivas’a hâkim bir tepedeki türbesinde medfun bulunan ve Kâinatın Efendisi Sevgili Peygamberimizin (asm) sancaktarı vazifesi de yapmış olan sahabe-i kiramdan Abdulvahap Gazi Camisine gittik. Emevi halifelerinden Hişam bin Melik zamanında yola çıkan ve İstanbul’un fethi için yola çıkılan bu yolculukta Sivas’ı fethederek iki yıl emirlik idaresi yapan bu kahraman sahabe, Bizanslıların yeni bir taarruzunu püskürtmek için yapılan bir savaşta şehit olur ve daha sonra bu tepeye getirilerek adına bir türbe inşa ederler. 1970 yıllarında yanına bir de cami inşa edilerek, halkın ziyaretgâhı haline gelir. Anadolu’nun bir çok il ve ilçelerinde bunun gibi daha nice sahabe kabirleri bulunmaktadır. Ve onlar, bulundukları şehrin halkına mahşer günü şefaatçi olacakları hadis-i şeriflerle müjdelenmiştir.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)  (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersi)

Reklam

Yorum Yap