Hayat

RİYA VE ŞÖHRET

Gizli şirk olarak isimlendirilen makam hırsı ve şöhret, insanın yüksek ahlâklarını ve karakterini bozarak riyakârlığa sevk eder. İnsanlara olduğundan farklı görünme isteği içinde yapmacık hareketlere zorlar. Kendini beğendirme ve sevdirme arzusu, ters tepkiye sebep olarak insanların sıkılmasına yol açar.

Ehl-i dünya, insanın bu zayıf damarını kullanarak kiminin ilmî enaniyetini, kiminin kıdemini ve mümeyyiz vasıflarını, hatta kiminin yazarlığını âlet ederek, kudsî bir hizmet etrafında bir araya gelmiş dâvâ adamlarının arasında karışıklıkların ve ihtilâfların çıkmasını temin etmeye muvaffak olur.

Şu insan ne garip bir varlıktır ki, bindiği dalı keser de bunun farkında bile olmaz. Bir de bunu hizmetin iyiliği için yaptığını söyler. İşte, şöhret insanın gözünü kör eden, gerçekleri görmekten alıkoyan dehşetli bir ruh hastalığıdır. Tedavisi ancak ihlâs ilâcıyla mümkündür. O da, hariçten yapılan nasihatle değil, kulun Cenab-ı Hakla arasındaki akdini tazelemekle olur.

Risale-i Nur’da makam hırsı, şöhret ve tedavisiyle alâkalı çok dersler vardır. bahsi geçen hakikatlerle yetinerek, Bediüzzaman’dan son bir tespitle bu mevzuya nihayet verelim: “Şöhret aynı riyadır ve kalbi öldüren zehirli bir baldır. Ve insanı, insanlara abd ve köle yapar. O belâ ve musibete düşersen “Biz Allah’ın kullarıyız. Ve Ona döneceğiz”de. O belâdan kurtul.”

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Saim Cebeci videoları)

Yorum Yap