İman ve İbadet

RİSALE-İ NUR MECLİSLERİ

Marifetullah denilen, Allah’ı isim ve sıfatlarıyla tanımak ve iman hakikatlerinde terakki etmek için bir araya gelen Nur Talebelerinin ders toplantıları, ilim meclislerinin tâ kendisidir.

Allah Resulünün (asm) Cennet bahçesi olarak tarif ettiği ilim meclislerinden geri kalmak, Nur Talebeleri için hem vicdani bir azap hem de büyük bir kayıptır. Derse gidildiği zamanlar ile mazeretsiz gidilmediği zamanların sevap farkı mahşer günü görüldüğünde, çok keşkeler söylenecektir. Ancak o gün, keşke şöyle yapaydım demenin kimseye bir faydası olmayacaktır.

“Kim ilim öğrenmek maksadıyla yola koyulursa, Allah o kimseye Cennet yolunu kolaylaştırır. Melekler ilim yolunda yürüyen kimsenin etrafında kanatlarını serer ve kuşatırlar. İlim meclisinde bulunanlara, meclis dağılıncaya kadar melekler mağfiretle dua eder ve bağışlanmasını dilerler.”gibi hadislerin müjdesinden insan hiç bilerek kendini mahrum eder mi?

Semavatın sakinleri olan Melâikelerin bile gıpta ettiği ilim meclisleri ve iman hakikatlerinin mütalâa edildiği Risale-i Nur dersleri için Bediüzzaman şöyle diyor: “İlim iki kısımdır: Bir nevi ilim var ki, bir defa bilinse ve bir iki defa düşünülse kâfidir. Diğer kısmı ekmek gibi, su gibi her vakit insan onu düşünmeye muhtaç olur. Bir defa anladım, yeter diyemez. İşte ulûm-u imaniye (iman ilimleri) bu kısımdandır. Elinizdeki Sözler ekseriyet itibariyle inşallah o cümledendir.” (Barla Lahikası s.419)

Zemin yüzünün ziynet ve süsü olan ve iman hakikatlerini dinlemekten zevk ve lezzet alan sayısız şuurlu varlıkların bile katıldığı Nur derslerine katılmaktan hiç bir şey bizi geri bırakmamalı ve hiç bir basit.mazeret alıkoymamalıdır. Hem yeni insanların da istifadesine vesile olunmalıdır. Zira her bir Nur Talebesi yalnız kendi imanını kurtarmakla değil, başkaların da imanını muhafaza etmekle mükelleftir.

asyanur.info

Yorum Yap