Hatıralar Geçidi

PROBLEMLERE RAĞMEN HİZMET DEVAM EDİYORDU (HATIRALAR GEÇİDİ- 18)

Reklam

19 Mayıs 2011 tarihinde, Pursaklar meşveret heyetiyle toplanarak olan bitenleri onlara bilgi olarak verdim. Zaten, aramızda gizli saklı hiç bir şeyimiz yoktu. Her şeyi onlarla paylaşıyor ve hizmete ait kararlar alıp icra ediyorduk.

26 Mayıs 2011 Perşembe akşamı yapılan Büyük Şehir meşveretine gidemedim. Çünkü, 27 Mayıs tarihinde yapacağım konferans için hazırlık yapıyordum. O akşam sosyal komisyon ortada kalmış. Antepli Mustafa bu komisyondan istifa ederek mâli komisyona geçmiş. Ben yönetim kurulunda sosyal komisyon koordinatörü olduğum için, aynı komisyonda benimle birlikte çalışmak istemediğini beyan etmiş. Bu arkadaşın bana karşı aşırı tepkisini hiç anlayamadım. Son iki seneye kadar böyle değildi. Sürekli görüşür ve hep ortak hareket ederdik. Onu bu hale getirenlere teessüf ettim. Arkadaşın psikolojisi âdeta perişan olmuş. Her neyse..

Ertesi akşam geç vakitlere kadar ancak toplanabilen sosyal komisyon, kimse sahip çıkmayınca, Büyük şehir meşveretine yedekten yeni giren Şevket diye bir arkadaşa  ısrar sunucu sekreterliği vermişler.

Aynı akşam, ben Asya Nur kültür merkezinde “Bediüzzaman’ın istibdat hürriyet mukayeseleri ve 27 Mayıs İhtilâl süreçleri” konulu bir konferans veriyordum. Ekim ayından beri devam edip gelen aylık konferanslar dizisinin son halkasıydı. Kısa zamanda hazırlanmak zorunda kaldığım halde, Allah yardım etmiş ve tahminimden daha başarılı bir çalışma olmuştu. Bir takım olumsuz olaylar imtihan gereği oluyorsa da, hizmet hiç durmuyor ve şevkle devam ediyordu.

28 mayıs 2011 tarihinde Türkiye sosyal komisyon il temsilcilerini, Ankara’da vakıf binamızda topladık. Gelenlerle, Türkiye sosyal komisyonunu teşkil ettik ve sekreterini de seçtik. Risale-i Nur Enstitüsü sekreteri de gelmişti. Diğer gündem maddelerini de görüşerek onları yolcu ettik. Zübeyir Ağabeyin dediği gibi imtihanın biri bitiyor, diğeri başlıyordu fakat hizmet kervanı da duraklamadan yoluna devam ediyordu, elhamdülillah.

09 Mayıs 2011 Perşembe akşamı, büyük şehir meşveret heyeti toplantısı vardı. Zaten, her on beş günde bir toplanıyorduk. Rutin gündemlerden sonra, yine Kültür merkezimizin tapu meselesi gündeme geldi. Bu arada mâli komisyon, Geredeli Ahmet ile konuşmuş. Önce onlar bilgi verdiler. Geredeli Ahmet her hangi bir talebinin olmadığını ve Özkan Eğitim Vakfına tapuyu alabileceklerini söylemiş. Bu arkadaşın bana söyledikleri ile heyete söyledikleri çok farklıydı. Sanki meşverete doğru bilgi vermeyen adam konumuna düşmüştüm. Mâli komisyonun elbette doğru bilgiyle geldiğini fakat durumu tahkik etmem gerektiğini söyledim. “Şimdi telefon et!” dediler. Geredeli Ahmet kardeşi aradım “Sana bir heyet gelmiş ve konuşmuşsunuz. Ben sana Yeni Asya vakfı, Yeni Asya A.Ş. veya Özkan Vakfına tapuyu devredelim dediğim zaman, üçünü de kabul etmemiştin. Heyete ise, Özkan vakfına alabilirsiniz demişsin, bu doğru mu?” diye sordum. “Evet. Öyle söylediğim doğru. Tapuyu devredebilirsin. ” dedi. Kendisine teşekkür ettim. Zaten, en baştan bu teklifi kendisine ben yapmıştım fakat kabul etmemişti. Zira, bu gün toprağın üstünde isek, yarın altında olacaktık. Üstümde bir şey olsun istemiyordum. Demek bu noktaya yeni gelmiş. Herhalde eşref saatine denk gelmiş olmalı.

Böylece, ertesi hafta Çarşamba günü, üstümde olan iki katın tapusunu vakfa devrettim. Önemli bir yükten kurtulmuştum. Niğdeli Ahmet kardeş ise “Ben vefat edene kadar tapu üstümde kalacak. Çocuklarıma da vasiyet edeceğim ve herhangi bir hak talebinde bulunmayacaklar. Kıyamete kadar hizmet orada böyle devam edecek.” demiş. (Devamı yarın)

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap