İman ve İbadet

ÖLÜM PERDESİNİN ARKA YÜZÜ- 1

“Her nefis ölümü tadıcıdır.” ayeti can taşıyan her varlığın, mutlaka bir gün ölüm gerçeğiyle karşılaşacağını haber vermektedir. Canlılık özelliği ruha ait bir sıfattır. Ruhtaki canlılıktır ki, beden hücrelerine sirayet eder ve hücreleri bir arada tutar.

İnsan ruhu, Allah’ın emriyle beden evinden ayrıldığı zaman, canlılık vasfıyla birlikte gittiğinden, beden evi çöker ve ölüme maruz kalmış olur. Ruh ise, ölümsüzlük özelliği verilmiş sabit bir hakikattir. Ruh bedenden çıktığı zaman, bedendeki hücrelerin biyolojik canlılığı iki üç gün kadar sürer ve o canlılık ta tükenerek beden zamanla çürür ve toprağa dönüşür. Çünkü, insan bedeni topraktan yaratılmış ve yine toprağa dönmesi kaçınılmaz bir sondur.

Ölüm gerçeği, bütün canlıların korktuğu ve ona karşı hayatını korumaya çalıştığı en büyük bir hakikattir. Ölümü inkâr etmek mümkün değildir. Sanki ölmeyecekmiş gibi davranmak, gafletin en büyüğüdür. Ölüm gerçeği hiç kendisine gelmeyecekmiş gibi hayat sürenler, ansızın ölüm ile karşılaştıkları zaman bin defa pişman olurlar ama iş işten çoktan geçmiş olur.

Sevgili Peygamberimiz (asm) “Beş şey gelmeden önce, beş şeyin kıymetini bilin: 1- İhtiyarlık gelmeden gençliğin, 2- Hastalık gelmeden sağlığın, 3- Dolu vakitler gelmeden boş vaktin, 4- Fakirlik gelmeden zenginliğin, 5- Ölüm gelmeden hayatın.” hadis-i şerifiyle bütün insanlığa öğüt vermektedir.

Gerçekten, insanın elinde iken yeterince değer veremeyip heba ettiği şeylerin başında bunlar gelmektedir. Cenab-ı Haktan duamız, bunlar henüz elimizde iken kıymetini bilip, Allah’ın razı olacağı tarzda değerlendirmemizi lütuf ve merhametiyle bizlere ihsan etmesidir.

Ölüm, gaflet ve dalâlet gözlüğü ile bakıldığı zaman, en korkunç ve insanı dehşete düşüren bir hakikattir. İnsanı, sahip olduğunu zannettiği her şeyinden ve bütün sevdiklerinden ebediyen koparıp ayırır. Bir daha dirilmemek üzere sonsuzluk ve hiçlik karanlıklarına atar. Böyle insanların nazarında başka bir âleme ve âhiret denilen memlekete imanı olmadığı için, bu dünya hayatı anlamsızlaşır ve yaşamak dahi bir azaba dönüşür. Vücudu saraylarda yaşasa bile, ruh dünyasında dehşetli fırtınalar kopan böyle insanlara mesut denilebilir mi? (Devamı yarın)

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap