NEFİS VE KALBİN ETKENLERİ
İman ve İbadet

NEFİS VE KALBİN ETKENLERİ

“Sana her ne iyilik erişirse Allah’tandır. Sana her ne kötülük gelirse, o da kendi kusurun sebebiyledir.” (Nisa Suresi. 79)ayetinin tespit ettiği gibi, iyiliklerin tamamı Allah’ın lütuf ve ihsanıdır. Hata ve kusurların tamamı da insanın kendi nefsine aittir.

Nefis, her türlü yanlış ve kusurların kaynağıdır. Bütün olumsuz duygular, imtihan gereği nefiste toplanmıştır. Ancak nefis, yaratılışı itibariyle önce kendisini sevdiği için, muhabbet nazarıyla baktığı nefsinin hata ve kusurlarını görmek istemez. Avukat gibi sürekli kendisini müdafaa eder. İşte insan, yabani bir atı ehlileştirmek misalinde olduğu gibi, hata ve kusurlarını görüp itiraf ederek, istiğfar edip affa lâyık olmak için onu terbiye etmekle mükelleftir.

İnsan kalbine gelen duygu ve telkinler iki kanaldan gelir. O duygu ve düşünceler insanın davranışlarını etkiler. O iki kanaldan biri, insanın nefsidir. Nefisten gelen arzular ve şuursuz kör hisler akıl ve kalbe galebe çalarsa, sahibine her türlü fenalığı yaptırır. İkinci kanal ise vicdandır. Bütün güzel, hayırlı ve iyi duygular oradan gelir. Vicdanının sesini dinleyen insanlar, sosyal hayatın bütün tabakalarının ahengini sağlayan manevi sigortalar gibidir. Vicdanı vicdan yapan ve koruyan genelde imandır. Güzel ahlâkların ve hayırlı amellerin kaynağı iman ve vicdandır.

Dahilden kalbi etkileyen nefis ve vicdan kanalları gibi, onu hariçten etkileyenler de vardır. Bunların birincisi, kalbe yakın bulunan ve lümme-i şeytaniye denilen bir manevi mikrofondan sürekli vesvese üfleyen malûm şeytandır. Nefiste bulunan kuvve-i gadabiye ve kuvve-i şeheviye duyguları devamlı şeytanı dinler ve onun telkinlerini kabul etmeye hazır iki cihaz gibidir. İkincisi ise, melek ilhamıdır. Vicdan, hayırları ve iyilikleri telkin eden melek ilhamına kulağı açık bir penceredir. İnsan, her iki kanaldan gelen telkinlere iradesiyle mukabele eder. Böylece ya olumlu ya da olumsuz davranışlar sergiler.

Kudsi bir hizmette birlikte çalıştığımız ve mükemmel olarak gördüğümüz bir kısım kardeşlerin olumsuz tavırları, nefis, heva, his ve vehmin bazen aldatması ve şuursuz kör hislerin galebe çalmasından kaynaklanır. İmtihanlar da böyle zamanlarda gerçekleşir. Fakat bu hâl geçicidir. Mutlak olan ise, hayır ve güzelliğin galebesidir. Cenab-ı Hak, nefsimizin hislerine kapılmayarak dünya imtihanımızı başarıyla geçmeyi cümlemize nasip etsin, inşaallah.

asyanur.info

 

Yorum Yap