İman ve İbadet

MUSİBETLERDEKİ MESAJ

Reklam

İnsan bu dünyaya bir misafir olarak gönderilmiş. İmtihan olmak için bir memur gibi tayin edilmiş. Çok ehemmiyetli istidat ve kabiliyetlerle donatılmış. O kabiliyetlere göre çok önemli vazifeler yüklenmiş. O vazifelere ve gayelere göre çalıştırmak için de, şiddetli teşvikler ve korkutucu tehditler edilmiş.

Esma-i Hüsnanın nihayetsiz tecellilerine mazhar olan kâinat gibi, küçük bir kâinat hükmünde olan insanda da, o İlâhi isimlerin cilveleri ve yansımaları vardır. Sıhhat ve lezzet gibi şeyler nasıl insanı şükre ve minnettarlığa sevk ediyor. Öyle de, musibetler, hastalıklar, elemler ve sair arızalı haller, insanın mahiyetine konulan âcizlik, zayıflık ve fakirlik gibi madenleri işlettirir. Nefsin enâniyeti, gurur ve kibri kırılır. Allah’ın dergâhına iltica etmeye ve sığınmaya mecbur eder. Halis bir kulluğa sebep olur. Başka zamanlarda farkına varamadığı güzel duygular inkişafa başlar. İlâhi isimlerin sayısız cilvelerine mazhar olmakla yaratılış vazifesini yerine getirir. Eğer o insan aklı başında ve hakiki imana sahipse “İnkâr ve dalâlet dışında, her hal üzere Allah’a hamd olsun.”der.

Bediüzzaman Hazretlerinin tespit ettiği gibi “Musibet hatanın neticesi, mükâfatın mukaddimesidir.” Başa gelen bir çok musibetler, geçmişte işlenmiş hataların sonucudur. Mesela; zekâtını vermeyen bir müminin, her halde o zekât kadar malı bir şekilde elinden çıkacaktır. Ya hırsızlar çalar ya da hastalık ve kazalar gibi olaylarla zayi eder. Zekât sevabını alamadığı gibi, ihmalinin bedelini de ayrıca öder.

Bir kısım musibetler de İlâhi bir ihtardır. yanlış gidişattan döndürmeye vesiledir. Bu açıdan bakıldığında Allah’ın bir lütfudur. Bediüzzaman’ın verdiği misalde olduğu gibi; başkasının tarlasına tecavüz eden koyun sürüsüne, çobanın attığı bir taşa isabet alan bir koyun, çobanın rızası olmadığını anlar, kendi döner, sürü de onunla beraber döner. Bu misalde olduğu gibi, kaderden atılan bir musibet taşına maruz kalan bir mümin “Biz muhakkak Allah’ın kullarıyız. Ondan geldik, yine Ona döneceğiz.”diyerek, Allah’ın bizi bizden daha iyi düşündüğünü anlar, üzüntü duymaz; musibette ki mesajı idrak eder ve Rabbine iltica eder. Bu durum, yüksek bir iman halidir.

asyanur.info

Reklam

Yorum Yap