İman ve İbadet

MECÂZİ NEFS-İ EMMÂRE NEDİR?- 2

(Dünden devam)

Nefs-i emmâreden şikâyet eden bir kısım büyük evliyalar demek ki, hakiki bir nefs-i emmâreden değil, mücahedeye vesile olması için, cihazâtını kör hissiyata devreden mecâzi bir nefs-i emmâreden şikâyet etmişler.

Hatta çok büyük makamlarda bulunan bazı evliyaların, kendilerine verilen büyük bir ihsan-ı İlâhiyi hissetmemelerinden dolayı, kendilerini herkesten fazla biçare ve müflis görmeleri bahsi geçen sırdan kaynaklanmaktadır.

Yine Bediüzzaman’ın belirttiği gibi:”Hem insanın letâifi (duyguları) içinde teşhis edemediğim bir iki lâtife var ki, ihtiyar ve iradeyi dinlemezler, belki de mes’uliyet altına da girmezler. Bazen o lâtifeler hükmediyorlar, hakkı dinlemiyorlar, yanlış şeylere giriyorlar.” (Lem’alar s. 126)

Evet, nefs-i emmârenin silahlarını devralan mecâzi nefs-i emmâredeki kör hissiyat, nefisle yapılan cihad gayretindeki sevabı kazandırmak içindir. Ömrün sonuna kadar bu cihad devam eder.

Risale-i Nur, verdiği tahkiki iman dersleriyle nefsin bütün mertebelerini aşmayı ve kendisinden razı olunan yüksek bir makama ulaşmayı temin eder. Ancak, tasavvuf ehlinde olduğu gibi, mecâzi bir nefsi emmâre, bazen onları okuyanlara da hükmeder. İhtiyar ve iradeyi dinlemeyen bir kısım duygular galebe çalar. Böylece, hoşa gitmeyen ve beklenmeyen bir takım söylem ve eylemler vukua gelir. “Kardeşlerim! Dikkat ediniz, sizin nefs-i emmâreniz kıyas-ı binnefs cihetinde, su-i zan noktasında sizleri aldatmasın. Risale-i Nur terbiye etmiyor, diye şüphelenmesin.” diyen Bediüzzaman’ın Hazretlerinin ikazları bu nokta içindir.

Bu itibarla, Nur Talebeleri birbirlerini enâniyetle ve sadâkatsizlikle ittiham etmemek için Üstadın bu ve benzeri tembihleri nazara alınmalı ve tam bir ihlâs ve tesanüd ile kudsi hizmete birlikte sahip çıkılmalıdır.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap