Kur’an-ı Kerim’in bildirdiğine göre, kâinattaki bütün varlıkları kendilerine mahsus dillerle Allah’ı tespih ve hamd ile vazifelidirler. Fıtrî ve amelî kulluklarını böylece yerine getirirler. Mahlûkatın en şereflisi ve en güzel bir surette yaratılan ve Allah’ı tanımak, Ona iman ve ibadet etmekle yükümlü olan insan ise, hem kendi ibadetinin hem de bütün varlıkların yaptığı ibadet ve itaatin farkında olarak külli bir kulluk yapmaya mazhardır.
Göklerin, yerin ve dağların çekindiği ve farazî bir şirkten korkarak büyük emaneti yüklenmekten kaçındıkları bir hakikati üstlenerek bütün mahlûkata üstün gelen ve yeryüzünde meleklere tercih edilerek Allah’ın halifesi makamına yükselen insan nev’i, emanet olarak verilen ve “ENE” ile tabir edilen benlik duygusunu veriliş gayesine uygun kullandığı takdirde, meleklerin üstüne çıktığı gibi, emanete hıyanet ettiği zaman da şeytanlardan daha aşağı bir duruma düşebilmektedir.
Cehennemin en aşağısından, cennetin en yüksek makamı arasındaki muhtelif derecelere düşebilecek veya yükselebilecek bir kabiliyette yaratılan ve bu maksatla dünya denilen imtihan meydanına atılan insanların bir kısmı, emanete riayet ederek nihayetsiz makamlara yükselirken, çok büyük bir çoğunluk ise, nefis ve şeytana uyarak cehennemin sonsuz derekelerine yuvarlanıp gitmektedir.
Allah’ın razı olduğu ve emrettiği salih amelleri işleyerek ve yasak ettiği haram ve günah şeylerden takva adına kaçınarak hayatını tanzim eden müminler, Allah’ın razı olduğu makbul ve müttaki kullardır. Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Allah onlar için ne güzel bir dost ve ne güzel bir yardımcıdır. Allah bir kulunu sever ve yardımcı olursa, bütün dünya bir araya gelse, o kulu mağlûp edemez ve zarar veremez. Görünüşte verse de, akıbet takva sahiplerinin zaferi ile neticelenir. Ya bu dünyada yahut mutlak anlamıyla âhirette. (Devamı yarın)
asyanur.info samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

