Hatıralar Geçidi

KÜLTÜR MERKEZİMİZ PROBLEM EDİLDİ (HATIRALAR GEÇİDİ 17)

Reklam

Önceden kurgulandığı gibi sekreterler heyetinin devamı kararı verildikten sonra, esas meseleye geçildi. “Asya Nur Kültür merkezinin tapusu cemaate verilsin ve dükkân devredilsin.” talepleri dile getirildi. Zaten, ben bunu bekliyordum.

Bu konu için bana söz verdiler: “Arkadaşlar! Benim bu hususta konuşmamı engelleyen bir durum yok. Bunun asıl konuşulması gereken yer de bu heyet. Sekreterler heyeti değil. Daha geniş olan il meşveretinde de ben olan biteni anlattım. Tekrar anlatayım. Pursaklar olarak her şeyimizi meşveret ederek yaptık. Önce kendi meşveretimizde görüştük. Sonra, Aydınlıkevler meşveretinden geçirip, Büyük şehir meşveretine getirdik. Bizim geniş bir hizmet merkezine ihtiyacımız var. Sizden maddi bir destek değil, sadece dua edip oy vermenizi istiyoruz dedik. Heyet de hem dua etti hem de ittifakla oy verdi. Oylamadan altı ay sonra arsa bulup, 8 Nisan 2005 tarihinde satın aldık. Parasını ödeyen Niğdeli Ahmet kardeş Tapu dairesine giderken “Tapu benim üstüme olsun.” dedi. Ben de “Tapu sadece senin üstüne olursa, kimse buraya bir çivi çakmaz. Cemaat adına ben de hissedar olursam, buraya bir hizmet binası yapabiliriz.” dedim. Hiç itiraz etmeden kabul etti. Böylece, tapuyu ikimizin üzerine aldık. Sonra, Geredeli Ahmet kardeşe rica ettim. O da, binanın tamamını yapmaya söz vererek, projeyi çizdirip tasdik ettirmemizi istedi. Sonbahara kadar bütün işlemleri tamamladık ve 16 Eylül 2005 tarihinde  temeli atıldı. 12 Eylül 2007 tarihinde de binayı faaliyete geçirdik. Dört senedir burada hizmetlerimizi cemaat olarak icra ediyoruz. Büyük şehir meşveretini Pursaklar’a dâvet ederek, hem binamızı görmeyenlere gösterdik hem de ‘Dükkânı ya biriniz alsın çalıştırsın, ya elli bin lira sermaye verin hizmet adına çalıştıralım ya da bana dua edin özel olarak ben çalıştırayım’ dedim. O zamanki heyetten kimse talip olmadığı gibi, sermaye olarak verecek paraları olmadığını söylediler. Sonra, bana dua ederek ‘Allah yardımcın olsun.” dediler. Her şey meşveret zeminlerinde görüşülerek yapıldı. Şimdiki haliyle almak isteyen varsa, hemen devretmeye hazırım. Yaptığım yatırımı verin, ceketimi alıp çıkayım. Tapu meselesine gelince, her iki Ahmet kardeşle konuştum. Tapuyu hiç bir yere vermeye razı değiller. Benim hissem semboliktir. Geredeli Ahmet razı olmadıktan sonra, benim size vermem ahlâki olmaz. “Şayet, benim haberim olmadan tapuyu devredersen, sana ebediyen hakkımı helâl etmem.’ dedi. Telefonları Ali Ağabeyde var. İsterseniz hoparlörü açsın, hepiniz dinleyin.” dedim.

Bunun üzerine, divan tarafından “Asıl sahiplerinin rızası olmadan tapuyu almak, adamların hakkını gasp etmek olur. Buna hakkımız yok. Ancak, “Dükkân meselesi için mali komisyon vazife alsın ve ne yapılabileceğine baksın.” kararı verdiler. Bu karardan sonra, mali sekreter ve yardımcısı geldi. Kendilerinin yapabileceği hiç bir şeylerinin olmadığını ve mevcut durumun devamından başka bir şey yapılamayacağını söyleyip gittiler.

Bu arada, ben 01 Ekim 2009 tarihinden bu yana, hizmetin merkezi bütçesinden maaş almadığımı ve bundan sonra da almamaya kararlı olduğumu söyledim. Dükkânın günlük satışı ise, çalışan eleman, vergi ve muhasebe masraflarını ancak karşıladığını, bize de yapılan hizmetlerin sevabı kaldığını, emekli maaşıyla da geçindiğimi açıklama ihtiyacı duydum. Bazıları bu kararımdan da rahatsız oldular. “Hizmet bütçesinden aylık alman gerekir.” dediler. Ben de, vakıf olarak, üstadımız gibi iman ve Kur’an hizmeti vazifesini kabul ettiğimi fakat maaşını terk ettiğimi ve kimsenin de beni bütçeden maaş almaya zorlayamayacağını söyledim. Elhamdülillah,  08 Ağustos 2022 tarihi itibariyle on üç senedir de öyle devam ediyorum. Artık konuşulacak bir şey kalmamıştı.

Toplantı sonunda Ali Ağabey “Arkadaşlar! Bundan sonra yeni bir sayfa açalım. Kalkıp kucaklaşalım ve helâlleşelim.” teklifinde bulundu. Makul bir teklifti. Neden olmasındı? Fakat, divan sekreteri Orhan bey “Siz kucaklaşın ve helâlleşin. Toplantı bitmiştir.” diyerek evine gitmek için yürüdü. Kendisiyle birlikte hareket eden arkadaşları da  arkasından gittiler. Ali Ağabeyle göz göze geldik. Her şey gayet açık ve meydandaydı. 12 Mayıs 2011 Perşembe akşamı yapılan toplantı bu şekilde bitti. (Devamı yarın)

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)  (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap