İman ve İbadet

KALP VE SEVGİ HİSSİ- 2

(Dünden devam)

Madem insan fıtratında cemâl, kemâl ve ihsana karşı hadsiz bir sevme kabiliyeti vardır. Baştan aşağıya kadar bütün  kâinatı güzelleştirmesiyle sonsuz güzel olduğunu ve nakışlı sanat eserleriyle kusursuz bir mükemmelliğe sahip bulunduğunu gösteren Yüce Allah, elbette sonsuz bir muhabbetle sevilmeye lâyıktır.

Herkesin bildiği bir gerçektir ki, insan kendi mutluluğundan lezzet aldığı gibi, alâkadar olduğu insanların mutluluğundan da lezzet alır. Kendini belâ ve musibetlerden kurtaranı sevdiği gibi, sevdiği insanları kurtaranı da öyle sever. İşte, insanın bu ruh haline binaen, Allah’ın nihayetsiz ihsanlarından yalnız bunu düşünse ki; “Beni yaratan Allah, beni ebedi karanlıklar âlemi olan yok olmaktan kurtarıp bu güzel dünyaya çıkardığı gibi, ölümden sonra tekrar yok olmaktan kurtarıp, ebedi bir cennette ebedi ihsan ve nimetlere mazhar edecek. Bütün sevdiğim insanları dahi aynı nimetlere nail kılacak. Elbette, böyle ebedi ihsan ve ikramlara karşı, kâinat kadar bir kalbim olsa muhabbetle doldurmak isterim.” diyecektir ve o niyetle sevecektir.

Bahsi geçen sonsuz nimetlerin vesilesi olan Hazret-i Muhammed’i (asm) de, Allah hesabına nihayetsiz bir muhabbetle sevmek icap eder. Çünkü, hadis-i kudsiye göre, şayet O yaratılmayacak olsaydı, dünya ve âhiret âlemleri de yokluk âleminde kalacak, biz ve mazhar olduğumuz bütün nimetler dahi vücuda gelmeyecekti. Hazret-i Muhammed’i (asm) sevmek ise,, ona benzemek ve Sünnet-i Seniyesine uymakla olur. Allah’ın muhabbet ve rızasının kazanılmasının en kolay ve en kısa yolu, O’na tâbi olmak yoludur.

İnsan kalbi elinde olmadan her şeyi sever. Allah adına olmayan bütün muhabbetler, bir hançer gibi her an kalbi yaralar. Mecazi ve sun’i olan bu tarz muhabbetleri, irade sıfatı kullanılarak hakiki sevgiye dönüştürmek mümkündür. Meselâ; dünyanın fâni olan üçüncü yüzündeki çirkin ve geçici olan zeval damgası görülse, İlâhi isimlere aynalık ve âhirete tarlalık yapan iki güzel yüzüne muhabbet döndürülse, o zaman mecazi aşk, hakiki aşka inkılap eder.

Böylece, Allah hesabına dünya ve içindeki varlıklara olan sevgi duygusu, istikametini bulur ve sahibini rahatlatarak manevi bir cennetin lezzetini tattırır. Yunus Emre merhumun dediği gibi: “Yaratılanı hoş gördük, Yaratandan ötürü.” anlayışı ile her şeye olumlu bir bakışla yaklaşır ve hayatın saadetini elde eder.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap