Genel

KÂİNAT İÇİNDE DÜNYANIN YERİ

Reklam

Cenab-ı Hakkın ilim, irade ve kudretiyle sonsuz maksatlar ve gayeler için yaratılan kâinat içinde, canlılar âlemine mesken olarak halk edilen dünyamızın ayrı bir yeri ve değeri vardır.

İnsan bedenine kıyasla kalp neyse, büyük bir insan hükmündeki kâinata nispetle dünyamız da öyledir. Bu hakikate binaendir ki, bir çok ayet-i kerimelerde  semavattan bahsedilirken, dünya müstakil olarak bahsedilmektedir. Âdeta sema bir kefeye, dünya diğer kefeye konularak ona denk gösterilmektedir.

Esma-i Hüsna’nın nihayetsiz tecellilerine bir merkez ve mahal, dört yüz bin çeşit nebatat ve hayvanat taifelerine mesken ve beşik, âhiret âlemlerine bir tarla ve Cennetin bir fidanlığı hükmündeki dünyamız, bu özelliklerden mahrum olan sema âlemindeki diğer yıldızlara fark attığı gibi, kâinat ülkesinin saltanat merkezi ve başşehri olma özelliğini taşıyor. Çünkü, kâinat onun yüzü suyu hürmetine yaratılan ve “Sen olmasaydın, âlemleri yaratmazdım.”hadis-i kudsisine mazhar, kalplerin sevgilisi ve ruhların sultanı olan Hazret-i Muhammed (asm) burada bulunmaktadır.

Sevgili Peygamberimiz (asm) yaratılmayacak olsaydı, kâinat da yaratılmaz, yaratılmış olsa bile kâinatın yaratılış maksatları anlaşılmazdı. Bütün insanlara hatip ve bütün ehl-i imana imam olan Hazret-i Muhammed (asm), tebliğ ettiği Kur’an-ı Kerim’le âlemin sırlarını açıklıyor, Cenab-ı Hakkın yaratılışta takip ettiği Rabbanî maksatları ilân ve izah ediyor.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Reklam

Yorum Yap