İSTİKAMET FEDAİLERİ
Hatıralar

İSTİKAMET FEDAİLERİ

“Yüzer milyon kahraman başların feda oldukları kudsî bir hakikate, başımız dahi feda olsun.”diyerek zalimlerin zulmüne kahramanca mukabele eden ve “Zalimler için yaşasın cehennem!”parolasıyla ehl-i dalâlete boyun eğmeyen ve hak bildiği iman ve Kur’an hizmetinden dönmeyen iman fedaileri, demokrasinin getirdiği hak ve hürriyetler döneminde daha fazla şevk ve gayretle çalışıp, bu İslâm milletinin dünya ve âhiret saadetine çalışmayı devam ettiriyorlar.

23 Mart 1960 tarihi geldiğinde, âhirzamanın son müceddidi kimliğine sahip olan Bediüzzaman Hazretleri, Süfyan komitesinin bid’akâr rejimini tamir etmekle kazandığı başarı ile, muzaffer bir kumandan olarak hakkın rahmetine kavuştu, altı bin sayfayı aşkın Nur Risalelerini ve hizmet modelini talebelerine emanet etti. Son müceddit olması hasebiyle geçmiş mücedditlerin bütün vazife sahalarını üstlenen ve böylece hem diyanet, hem siyaset, hem cihad, hem saltanat, hem daha pek çok dairelerle ilgili  vazifelerinin ölçü ve düsturlarını beyan eden ve ondan Risale-i Nur mesleği diye ortaya çıkan hizmet metodunu, merhum Zübeyir Ağabey tasnif etti. Hizmet Rehberi ile Beyanat ve Tenvirler adındaki iki kitapta topladı. Ancak içtimai imtihanlar arka arkaya geliyordu. Yapılan üç ayrı ihtilâlin dalgaları iç bünyeye çarpıyor, müthiş sarsıntılar meydana getiriyordu. Nur Talebeleri imtihanlardan geçiyor ve bir kısmı eleniyordu. Elmaslar şişelerden, sıddık fedakârlar mütereddit sebatsızlardan ayrılıyordu.

Fakat, Nur dairesinde bir grup vardı ki, onlar Zübeyir Ağabeyin derlediği, hem de hayatında uygulamasını gösterdiği Nur mesleğini bir pusula gibi takip ediyor, ehl-i dalâlete baş eğmeden, dâvâsından en küçük bir taviz vermeden yoluna devam ediyor, kararlı bir çizgiyi sürdürüyorlardı. İçtimai ve siyasi imtihanlarda dökülenler dökülüyor, ama onlar geriye bakmadan, sağa sola yalpa yapmadan istikametle yollarına devam ediyorlardı.

Ehl-i dalâlet tarafından pasifize edilip dershanelerine çekilen ve adı konmamış bir tarikat havasına büründürülenler veya Bediüzzaman’sız bir hizmet hayali kuranlar yahut başka şekillerde Nur mesleğinden inhiraf edenlere bedel, o grup devamlı Nurları ve Bediüzzaman’ı ön plana çıkarıyor, onların perdelenmesine ve gündemden düşürülmesine asla izin vermiyorlardı.

Ortalığın güllük gülistanlık olduğu zamanlarda, diğerleri tarafından pasif olmakla, gazeteci ve siyasetçi olmakla itham edilen bu fedakârlar grubu; ihlâs, sadâkat ve tesanüd sıfatlarına tam sahip olarak istikametli hizmeti esas alıp, herkes bir yılgınlık atmosferinde oldukları halde, onlar memleketi bir uçtan diğer uca seminerler, konferanslar, paneller, mevlitler ve Bediüzzaman’ı anma programlarıyla ihya ediyor, ehl-i imanın üzerine çökertilen yılgınlık, korku ve ümitsizlik bulutlarını dağıtarak, ehl-i imana nokta-i istinat olmaya gayret ediyorlar. Evet onlar, Bediüzzaman’ın istikamet fedaileridir. Onlara ne mutlu!

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Reklam

Yorum Yap