Hayat

İSTİĞNADAKİ İZZET

 

Bediüzzaman Hazretlerinin istiğna hasletinde müstesna bir yeri vardır. Çocukluk yıllarından vefat edinceye kadar kimseden zekât, sadaka, bağış hatta hediye bile almayan o büyük insan; hakkı yaymak ve savunmakta peygamberlere tabi olup, insanlardan minnet almayarak, dünya malına hiçbir zaman tenezzül etmeyerek izzetle hayatını geçirmiş ve “Din adamları, dini geçim vasıtası yapıyorlar.”şeklindeki ehl-i dünyanın isnat ve iftiralarını böylece fiilen çürütmüştür.

“Böyle kahraman bir hoca bize lâzımdır.”denilerek Ankara Hükümeti tarafından çağrıldığı zaman, kendisine teklif edilen milletvekilliği, diyanet işleri âzâlığı, şark vaiz-i umumiliği, üç yüz lira maaş, mobilyasıyla birlikte bir köşk tahsisi gibi, değme adamların reddedemeyeceği teklifleri geri çeviren ve bu suretle yeni rejimin kurucularının minneti altına girmeyip, onların İslâm’a aykırı düşen icraatlarına fetvacılık yapmayan Bediüzzaman, sonraki yıllarda yorganını, çaydanlık ve bir kısım zaruri eşyalarını satarak borcunu ödemiş, kendi has talebelerinin bile minnetini almamıştır. Karşılıksız hediye kabul etmeyen o büyük ve izzetli insan, hediye almak zorunda kaldığı zamanlarda, bazen hediyenin iki katı para ödemiştir. Hayatı ve eserleri bu harika hale baştan sona kadar kat’i bir şahittir.

Yanındaki talebelerini de aynı ahlâka alıştıran ve kendisinden habersiz alınmış kavun, karpuz, üzüm ve tavuk gibi hediyeleri bir kaç gün bekletip, sonra bozulmuş halleriyle onlara zorla yedirerek, aldıklarına alacaklarına pişman eden Bediüzzaman’ın bu tavrı, gerçekten çok enteresandır. Şahsî menfaat aramamanın ve din hizmeti ile dünya malına talip olmamanın en şaheser örnekleridir bunlar.

Şimdiki Nur Talebeleri de aynı ahlâk ve karakteri yaşamak durumundadırlar. Ehl-i dünya ve şer odaklarının bin bir türlü hile ve tuzakları vardır. Hizmetin önünde görünen bir kısım şahıslara, dolaylı yollardan verilen imkân ve minnetlerle onları elde etmek ve tesirsiz hale getirmek, bu plân ve tuzakların en başta gelenidir. Diyet ödemek durumunda kalan bir insanın haksızlığa karşı direnmesi, hak ve hakikati savunması kolay bir hadise değildir.

Evet, Bediüzzaman’ın izzetle geçen minnetsiz hayatı, her zaman ve zeminde herkese, bilhassa Nur Talebelerine örnek olacak bir büyüklüktedir. Allah ondan ve onun gibi büyük zatlardan ebediyen razı olsun, âmin.

asyanur.info

Yorum Yap