İman ve İbadet

İRADE VE İBADET İLİŞKİSİ- 1

Mahlukatın en şereflisi olarak yaratılan insana, cin ve meleklere bile verilmeyen nice cihazlar ve duygular verilmiştir. O cihaz ve duyguların her birisinin kendisine ait çok önemli vazifeleri vardır. Meselâ; akıl ve zihin denilen en kıymetli cihazın vazifesi mârifetullah ve Allah’ı tanımak olduğu gibi, iradenin vazifesi de  Allah’a ibadet etmektir.

İbadet, Allah’ın emir ve yasaklarına itaat etmekten ibaret olan geniş bir kavramdır. Sadece emredilenleri yapmak değildir. Aklî ve vicdanî olan iman ve itikatla alâkalı hükümler, ibadetle terbiye ve takviye edilmezse, o imanın tesiri pek zayıf kalır. Toplum hayatındaki İslâmî yaşantıdaki zaaflar bunun açık bir delilidir.

Allah’ın emir ve yasaklarına boyun eğmeyi ve itaat etmeyi temin eden hakikat, Allah’ın akıl ve kalplerde yerleşmiş olan büyüklüğü ve yüceliğidir. Gerçek anlamda Allah’ı tanımayan, bilmeyen ve idrak edemeyen bir Müslüman, hakkıyla Allah’a kulluk yapamaz. İşte, başta beş vakit namaz olmak üzere, tekrarlanarak yenilenen ibadetler sayesinde, duygular terbiye edilerek geliştirilmek suretiyle, Allah’ın büyüklüğü akıl ve kalplerde kök salar ve kuvvet kazanır.

İbadet, fikirleri Cenab-ı Hakka  yöneltmek içindir. Çünkü, insan kesrete ve çokluğa müpteladır. Gaflet ise, onun her an düşebileceği en tehlikeli çukurdur. Gafletin en büyüğü de Allah’ı unutmak ve başı boş olduğunu sanmaktır. İbadet, zihinleri kesretten vahdete döndürür. Her an kendisini ve bütün kâinatı birden gören ve yöneten Allah’a yöneltir. Zihni gafletten kurtarıp, her an Allah’ın huzurunda olduğu şuuruna erdirir.

Cenab-ı Hak, kâinatı fıtrat kanunlarıyla mükemmel bir intizam ve nizam altına almıştır. İnsan, bir cihette o kanunların merkezi hükmündedir. İnsanın emir ve yasaklara itaat etmekten ibaret olan ibadetle Allah’a mukabele etmesi kâinatın devamına sebeptir. Yani, Bediüzzaman Hazretlerinin ifade ettiği gibi, nasıl Hazret-i Muhammed’in (asm) yaratılması bu kâinatın icadına sebeptir, öyle de, O’na gelen Kur’an-ı Kerim’deki İlâhi emirlere itaat edilmesi de, kâinatın vücudunun devamına sebeptir. Ne zaman yeryüzünde Allah Allah diyen kalmaz ve iman ile ibadet eden bulunmazsa, kâinatın da vücudunun devamına gerek kalmaz. O zaman, kâinatı yaratan Allah, kıyametle âlemi yıkarak harap eder. İnsan ve cinlerin amellerinin hesabı görülmek üzere âhiret şeklinde yeniden inşa eder. (Devam edecek)

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap