Tefekkür

İBRET NAZARIYLA İNCİR VE ZEYTİN- 2

Reklam

Mucize özelliğe sahip olan incirin yanı sıra zeytine gelince, o da başlı başına  bir kudret mucizesidir. Zeytin ağaçları iki bin yıla kadar sürebilen ömürleri ile, Yunan mitolojisinde kendilerine hayat ağacı adı verilmiş.

İki üç metreden on metreye kadar yükselebilen boylarıyla zeytin ağaçları, her zaman yeşil kalan yapraklara sahiptir. Ege ve Akdeniz sahillerinde bol miktarda üretilen zeytincilikte Türkiye dördüncü sırada gelmektedir. Marmara, Ege ve Akdeniz sahillerinin yanı sıra, Güney Doğu Anadolu bölgesinde de yapılan zeytin üretimi, dünya zeytincilik ve ticaretinde ülkemizi önemli bir konuma getirmektedir.

Besleyici değeri çok yüksek olan zeytinde bitkisel proteinler, A. C. E vitaminleri ile birlikte fosfor, kalsiyum, klor, kükürt ve magnezyum mineralleri bulunur. Kalp ve damar sağlığı için zeytin yağı sanki ilâç gibidir. Yaşlanmanın etkilerini azaltır. Saç dökülmesini engeller ve saçları kuvvetlendirir. Yaşlanmayla birlikte gelen kırışıklıkları geciktirir. Cilt hastalıklarını önlemede yardımcı olur.

Sosyal hayatta önemli bir ticaret ve geçim vesilesi olan zeytin, geçmiş asırlarda zeytin yağı olarak aydınlatmada da kullanılmış. Bu hususta Asr-ı Saadette vukua gelen bir olayı hatırlamak lâzım. Yatsı namazından önce, Mescid-i Nebevinin bir köşesine yığılan hurma yaprakları yakılarak, onun aydınlığında Resülullah (asm) ve sahabeler namaza başlıyor ve sonuna doğru karanlıkta namazlarını tamamlıyorlardı.

Temimdari adındaki bir sahabe ticaret için Şam’a gittiğinde, bir kandil içindeki yağa dikilen fitilden etrafa ışığın yayıldığını ve toz duman olmadığını görür. “Şu kandilden götürsem ve Mescide assam, kim bilir Allah Resulü (asm) ne kadar sevinir!” diye düşünür ve Medine’ye gelerek, yatsı namazı öncesinde bir hurma dalına kandili asar. Her taraf apaydınlık olmuştur. Kandilin, Temimdari tarafından Şam’dan getirildiğini ve Hristiyanların yaptığı bir kandili Resülullah’ın (asm) Mescidine asıldığını öğrenince sahabeler endişeye kapılırlar. Herkes merakla Resülullah’ı (asm) beklemeye başlar. Biraz sonra Allah Resulü (asm) gelir ve kandili kimin oraya astığını sorar. Bir suçluyu gösterir gibi sahabeler Temimdari’yi gösterirler. Allah Resulü (asm) gülümseyerek ona iltifat eder ve “Senin bizim mescidimizi nurlandırdığın gibi, Allah da senin kabrini nurlandırsın. Vallahi, bir kızım daha olsaydı onu sana nikâhlardım.” der. Böylece, ilmin ve tekniğin insanlığın ortak malı olduğunu ve Müslüman onu nerede bulursa alabileceğini mesaj olarak verir. Bu olaydan alınacak çok dersler vardır.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)  (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap