Hayat

HÜRRİYET KAVRAMI-2

İnsanın yaşantısında ve hareketlerinde her istediğini yapması, dinimizce kabul görmemiştir. Batı toplumları da mutlak hürriyet anlayışını terk etmeye başlamıştır.

Her türlü hürriyetin başı boş kullanılmasının anarşi ve kargaşaya sebebiyet verdiği görülerek, sınırlı hürriyet mantığıyla kanunlar çıkarılmaktadır. Bu noktayı dikkate alan Bediüzzaman “Hürriyet-i mutlaka ise, vahşet-i mutlakadır. Belki hayvanlıktır. Tahdid-i hürriyet (hürriyete sınır getirilmesi) dahi insaniyet nokta-i nazarından zaruridir.”  (Hutbe-i Şamiye s. 87) tespitini yapmıştır.

Yine Münâzarât adındaki eserinde “Hürriyet odur ki, kanun-u adalet ve te’dipten başka, hiç kimse kimseye tahakküm etmesin. Herkesin hukuku mahfuz kalsın, herkes harekât-ı meşrûasında şâhâne serbest olsun. ” (Münâzarât s. 57)demektedir.

Temel hak ve hürriyetlerin tamamını içine alan demokrasi kavramı içinde sistemleştirilen hürriyetleri, İslâm hukuku içinde mükemmel mânâda göremiyoruz diyenlerin, ne kadar haksız olduklarına ve “Seni şu kılıcımızla doğrulturuz!” diyecek kadar Halifeye karşı hür fikirle mukabele edildiğinden habersiz olduklarına şahit oluyoruz. İslâm devleti sınırları içinde yaşayan azınlıkların bile, âzamî ölçüde yararlandıkları hürriyetlerin hayata geçirilmiş olması, ayrıca hürriyetlerin Batıda olduğu gibi hürriyetlerin sistem altına alınmasına ihtiyaç bırakmamıştır. Zira, İslâm dininde fert ve amme hürriyetleri,  her türlü teminat altındadır.

Evet, İslâm’ın öngördüğü hürriyet-i şer’i kavramı, Batılı toplumların ulaştığı hürriyet kavramından daha mükemmel ve on dört asır daha öndedir. İslâm âleminde görülen eksik ve yanlış uygulamalar yüzünden, İslâm’ın getirdiği hürriyet anlayışı sorumlu tutulamaz. Asrımızda hürriyet kavramını en güzel şekilde yorumlayan ve tarif getiren de, Kur’an ve Hadis referanslarıyla ortaya koyan Bediüzzaman Said Nursi Hazretleridir.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap