(Dünden devam)

İkisi de Yahudi olan Karl Marks ve Engels’in fikir babalığını, Lenin, Troçki ve Stalin’in icraatlarını yaptığı komünizmin, komite olmak itibariyle büyük deccalı temsil ve bütün dinlere savaş ilân ettiği artık bilinen bir gerçektir. “Din afyondur.” diyerek, bütün dinleri ortadan kaldırmaya ve bütün ibadethaneleri tahrip ederek, bütün insanlığı dinsiz yapmaya çalışan komünizm ve onu temsil eden Sovyetler Birliği; dünya tarihinin yazmadığı en büyük yanlışı irtikap etti. Fakat bu yanlışında başarılı olamadı. Çünkü, insanın yaratılışına tamamen zıt olan dinsiz bir cereyanın başarılı olması elbette mümkün değildir.

Din, insanlığın fıtrî bir ihtiyacıdır. Özellikle hak olan semavi dinler, insan mahiyetinin esası ve temelidir. Ondan soyutlanan insanlar, canavar hayvanlardan daha beter olur. Bu hakikati Bediüzzaman Hazretleri şöyle tespit ediyor: “Evet, ihtilâl-i Fransavîde (1789 Fransız ihtilâli) hürriyetperverlik tohumuyla ve aşılamasıyla sosyalistlik türedi, tevellüt etti ve sosyalistlik ise, bir kısım mukaddesâtı tahrip ettiğinden, aşıladığı fikir, bilâhere bolşevikliğe inkılâp etti. Ve Bolşeviklik dahi, çok mukaddesât-ı ahlâkiye ve kalbiye ve insaniyeyi bozduğundan, elbette ektikleri tohumlar hiçbir kayıt ve hürmet tanımayan anarşistlik mahsulünü verecek. Çünkü, kalb-i insanîden hürmet ve merhamet çıksa, akıl ve zekâvet o insanları gayet dehşetli ve gaddar canavarlar hükmüne geçirir; daha siyasetle idare edilmez.” (Şualar s. 508)

Evet, Hristiyan dünyasında büyük deccal vazifesini gören komünizm ve onun temsilcisi konumundaki Sovyetler Birliği, 20. asrı dinsizce icraatlarıyla hallaç pamuğu gibi savurdu attı. İslâm ve Hristiyan dünyasına da çok büyük zararlar verdi. Kendisini de büyük tahribat ve yıkıma mâruz bıraktı. Fakat, insan türünün fıtratına tamamen zıt olan bu dinsiz cereyanın devam edemeyeceğini tespit eden  ve çok önceden haber veren Bediüzzaman Hazretleri, Sovyetler Birliğinin akıbetini ve dinsizlik cereyanının sonunu şöyle açıklıyor: “İki dehşetli harb-i umuminin neticesinde beşerde hasıl olan bir intibah-ı kavi ve beşerin tam uyanması cihetiyle, kat’iyen dinsiz bir millet yaşamaz. Rus da dinsiz kalamaz, geri dönüp Hristiyan da olamaz. Olsa olsa küfr-ü mutlakı kıran ve hak ve hakikate dayanan ve hüccet ve delile istinat eden ve aklı ve kalbi ikna eden Kur’an ile bir musalâha (barış) veya tâbi olabilir. O vakit dört yüz milyon ehl-i Kur’an’a kılıç çekemez.” (Emirdağ Lâhikası s. 311)

2025 yılı itibariyle son otuz beş seneden beri meydana gelen olaylar, Sovyetler Birliğinin 1991 tarihinde yıkılması ve içinden on beş devlet çıkması, Rusya dahil bu devletlerde İslâm dininin rağbet görmesi gibi gelişmeler, Bediüzzaman Hazretlerinin bu noktada da haklı olduğunu gösteriyor.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)