Hatıralar Geçidi

GENİŞLETİLMİŞ HEYET VE BÜYÜK ŞEHİR HEYETİ- 2 (HATIRALAR GEÇİDİ-24

Reklam

(Dünden devam)

Zaman ilerledikçe konuşmaların şiddeti de artıyordu. Orada bulunmayan bir ağabeyin arkasından çok sert ve ağır ifadeler kullanılırken, divanın ses çıkarmaması ve müdahale etmemesi hiç hoş değildi.

İsim vermeden benim hakkımda da söylenen sözler resmen tahrik kokuyordu. Nefsime haksız ithamları ağır geldiği halde sabretmeyi tercih ettim. Çünkü, ben kendimi biliyordum ve o suçlamaları hak etmiyordum. Zaten, önceki toplantılarda onların cevabı verilmiş ve bitmişti. Divan bunu bildiği halde benim hukukumu korumaması, tarafsızlığı ortadan kaldırıyordu. Mevcut iktidara gönül ve rey verdiği konuşmalarından belli olan kişiler gazete, yönetim kurulu ve Kutlular Ağabey hakkında demediğini bırakmadılar. Divan ise, bütün bu olanlar karşısında sadece dinlemekle yetindi.

Toplantının sonuna doğru, önceden kararlaştırıldığı belli olan asıl meseleye gelindi. Bizim siyasetle işimizin olmadığı, Demokrat Misyonun bittiği ve onu diriltmek zorunda olmadığımızı, Ali Ağabey ile ikimizin vakıf statüsüyle yönetim kurulunda bulunmamızın yanlış olduğunu, Ankara hizmetlerine ağırlık vermemiz gerektiğini, yönetim kurulunu etkilediğimizden dolayı, Ankara’nın aldığı kararların umumi temsilciler heyetinden geçmediğini, Ankara ile ilgili alınan kararların uygulanmasında, yönetim kurulunda olduğumuzdan başarısız kalındığını ve saire konuştular da konuştular. Ve nihayet Demetevler semt meşveret heyetinin teklifi olarak, bu dönem yönetim kuruluna bizim aday olmamazın oylanmasını istediler. Profesyonelce planlanmış bir toplantıydı.

Bunun üzerine Ali Ağabey “Biz, Bediüzzaman Hazretlerinin talebeleriyiz. Siyaset aleminde de vazifemiz var. Yeni Asya cemaati olarak biz farklıyız. Diğer hizmetlerimizi yaparken, bu ciheti de ihmal etmemeliyiz. Vakıf yetiştirmek için, Eğitim Merkezi ve Risale-i Nur Enstitüsünün kurulmasında biz öncülük ettik. İki yüz elli civarında vakıf yetiştirdik. Şu anda, Türkiye genelinde yüz civarında vakıf elemanımız var. Ankara’da yirmi  vakıf kardeşle hizmetlerimizi yürütüyoruz. Bunlar gökten zembille inmediler. Her cihetle hizmetlerimiz devam ediyor. Bizim yirmi yıldır yönetimde olmamız, bu hizmetlerin yapılmasına engel olmadı. Şimdi neden engel olsun? Eğer, illa aday olmamız istenmiyorsa, 09 Mart tarihinde yönetim kurulu Ankara’da toplanacak. Onunla da görüştükten sonra bir karara varılsın. Yoksa bir takım sıkıntılara sebep olabiliriz. Yangından mal kaçırırcasına neden acele ediliyor?” istikametinde bir konuşma yaptı. Bu fikre karşı çıkanlar oldu.

Toplantının gidişatını dikkatle takip eden Orhan bey söz aldı ve “Yönetim kurulu bir çivinin bile çıkarılmasını istemiyor. Onunla konuşarak istediğiniz neticeyi alamazsınız. Bu baştan belli bir şey. Ancak, şimdi alacağınız karar da risk taşıyor. Sıkıntıya sebep olabilir. Onun için, madem 09 Mart’ta  yönetim kurulu buraya gelecek. Onunla büyük şehir heyeti görüştükten sonra karar alınsın.” diyerek, Ali Ağabeye destek verdi. Kendi içinde çelişkili bir konuşmaydı. Hem nalına hem de mıhına vuruyordu. Madem yönetim kurulundan arzu edilen bir yaklaşım olmayacaktı, neden onunla görüşülecekti? Madem görüşülecek, neden ondan istenilen bir karar çıkmayacağı söyleniyordu? Bu konuşmalardan sonra iki görüş ortaya çıktı. (Devamı yarın)

asyanur.info  samicebeci.net (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap