GALAKSİLER ÂLEMİ
Tefekkür

GALAKSİLER ÂLEMİ

Gökler âleminin en büyük cisimleri, milyarlarca yıldızdan meydana gelen gökadalarıdır. İngilizcede bunlara galaksi denilmektedir. Kâinatta yaklaşık 125 milyar galaksi olduğu tahmin edilmektedir. Galaksilerin büyüklüğü binlerce ışık yılı olarak hesaplanmaktadır. Işığın bir saniyede yol aldığı mesafe üç yüz bin kilometredir. Bir yıldaki mesafe ona göre hesaplanır.

Meselâ; güneş sisteminin dahil olduğu bir gökadası olan Samanyolu’nun uzunluğu yüz bin, eni elli bin ışık yılıdır. Spiral bir galaksidir. Düzenli galaksiler, genel olarak spiral, elips, küre veya mercek şeklindedir. Karmaşık galaksilerin ise, simetrik bir yapısı yoktur. Ancak, her insana özel bir sima veren Yüce Kudret, galaksilere de her birisine mahsus bir suret ve şekil vermiştir.  Uydu galaksiler de vardır. Meselâ, Samanyolu galaksisine bağlı olan ve Macellan Bulutları olarak isimlendirilen iki küçük galaksiden birisinin çapı yirmi altı bin, diğerinin çapı otuz üç bin ışık yılıdır.

Samanyolu galaksisinin en yakın komşusu Andromeda gökadasıdır. Mesafesi ise, iki milyon iki yüz bin ışık yılı uzaklıktadır. Ona da bağlı küçük bir uydu galaksi vardır. Atomun etrafında elektronların, güneşin etrafında seyyar yıldızların dönmesi gibi, üç yüz milyar yıldızı olduğu hesap edilen Andromeda gökadası da , çekirdeği etrafında süper bir hızla dönmektedir.

Akıl ve hayalleri durduracak büyüklükte olan ve 125 milyar galaksiyi içinde barındırdığı tahmin edilen kâinatta, galaksiler arası genel bir çekim kanunu olduğu ifade edilmektedir. Aslında, genel çekim olarak söylenen bu kanun, Allah’ın Kayyum ism-i âzamının, âzamî tecellisinden başka bir şey değildir. Allah’ın bu kâinatla münasebeti kanuniyet şeklindedir. Yani, kanunlar perdesi arkasından icraatlarını yapar. Allah’ın büyüklüğü ve vücut mertebesinin yanında, bu kâinat ancak bir gölge hükmünde kalır.

İşte “Allahü Ekber”diyerek, böylesine sonsuz bir kudrete sahip olan Allah’ın huzurunda namaza durulduğunda ve secdeye varıldığında; bedenimizle birlikte ruhumuz da secde etmeli ve bütün dünya işlerinden sıyrılarak, o Yüce Yaratıcının her türlü noksan sıfatlardan beri olduğu düşünülerek takdis edilmelidir. Zira hadis-i şerife göre “Kulun, Allah’a en yakın olduğu an, secdede olduğu anıdır.” Secde, insanı en yüksek Arş-ı Âlâ’dan daha ziyade manen Allah’a yakın eder. Uçsuz bucaksız şu kâinatın içinde bir toz zerresi kadar bile yer tutmayan insan, Allah için böyle bir namaz kılabilirse, bu durumda o namaz hiçbir şeyle değişilmez.

asyanur.info

Yorum Yap