DÜNYA HAYATININ İÇ YÜZÜ
İman ve İbadet

DÜNYA HAYATININ İÇ YÜZÜ

Kur’an ayetlerine göre, bu dünya hayatı ancak bir oyun ve oyalanmadan ibarettir. Asıl hayat ise, taşıyla, toprağıyla, ağacıyla şuurlu ve hayattar olan âhiret âlemindeki hayattır.

Hangimizin ameli daha güzel olacak diye burada imtihandan geçiriliyoruz. Hem dünya hayatındaki mutluluğumuza hem de ebedi âlemdeki saadetimize vesile olan Allah’ın emir ve yasaklar manzumesi bu maksat içindir. Teklif ve deneme sonucu, elmas gibi yüksek ve kıymetli ruhlar ile, kömür gibi aşağı ve değersiz ruhlar birbirinden ayrılır. Kimin neye lâyık ve müstehak olduğu ve nereye gideceği belli olur. Gerçi, Allah bütün zamanları ve mekânları kuşatan ezeli ilmiyle kimin ne yapacağını ve sonunun ne olacağını bilmektedir. Fakat yine de imtihandan geçirir ki, herkes durumunu bilsin ve itiraza mecali kalmasın. Hem, Allah’ın celâli ve cemali olan iki kısım isimleri, bu âlemde zıtların çarpışmasını ve iman ile inkâr mücadelesinin yapılmasını ister ki, onların sınırsız tecellilerine bu kâinat bir tecelligâh olsun.

Cenab-ı Hak, bütün kulları için hayır ve iyilik murat eder. Bu maksatla semavi kitaplar ve peygamberler göndermiş. Ve insanın önüne hayır ve şer iki yolu da göstererek tarif etmiştir. İnsanları kendi hallerine terk ederek, Zatını ve hayırlı yolu bulmasını istememiştir. Ancak akla kapıyı açmak ve tercih hakkını insanın elinden almamak Allah’ın bir düsturudur. Kendisini inkâr edenleri bile rızıksız bırakmayan Cenab-ı Hak, kâfirlerin azabını ertelemekte ve ekseriyetle cezasını âhirete tehir etmektedir. Bununla birlikte, nasıl güneş ışığı içeriye girmesin diye perde çekilse, ışık perdenin arkasında bekler ve perde açılır açılmaz içeri girer. Allah’ın rahmeti de böyledir. Kalp penceresini iman hakikatlerine kapatan bir kişinin , birazcık perdeyi aralamasıyla rahmet-iİlâhi kalbini doldurur ve onu iman nimeti ile nimetlendirir. Güneş batıdan doğmadığı sürece Allah’ın tövbeleri kabul etmesi ve Allah’a şirk koşanların bile, ondan vazgeçerek tevhit inancına gelmesiyle affedilmesi bu hikmete binaendir. Allah, kaybettiği kullarını onlardan daha fazla kazanmak istemektedir. Fakat her şeye rağmen inkâr ve isyanda devam ve ısrar edenlere Allah’ın rahmeti ulaşmaz. Bunun neticesine de insan katlanmak zorundadır.

asyanur.info

Yorum Yap