İslam ve Kur'an

DİN DEVLETİ NE DEMEK?- 1

Din, insanlık tarihi ile başlayan ve kıyamete kadar varlığını sürdürecek olan bir hakikattir. İnsan fıtraten âciz ve zayıf, fakir ve muhtaç bir mahiyette yaratıldığından, kâinatın olaylarına, musibet ve belâlarına karşı, insan üstü bir güce inanma ihtiyacını bütün zamanlarda hissederek gelmiştir.

İnsanı yaratan ve mahiyetini en iyi bilen Cenab-ı Hak, tayin ettiği elçileri ve gönderdiği semavi dinleri ile insanlığın önünü aydınlatmış ve insanı sadece kendi aklıyla gerçekleri bulmaya mecbur bırakmamıştır.

Semavi dinlere ve peygamberlere kulak tıkayan ve Allah’ın emir ve yasaklarına isyan bayrağını açan insan grupları da din ihtiyacından uzak kalmamış, beşeri dinler icat ederek aya, güneşe, yıldızlara veya elleriyle yaptıkları putlara ve heykellere taparak, inanma ihtiyacını gidermeye çalışmışlardır. En son semavi din İslâm geldiği zaman insanlar Allah’a inanıyor, fakat taptıkları putları Allah’a yakınlaşmaya vasıta yapıyor, bu yüzden şirk yaparak müşrik damgasını yiyorlardı.

Peygamber Efendimizi (asm) dâvâsından döndüremeyince “Bir sene sen bizim taptıklarımıza ibadet et, bir sene de biz senin taptığın Allah’a ibadet edelim.” teklifini yaptıklarında, bu teklifi reddeden Kâfirun Suresi nazil olmuştu. “De ki: Ey inkârcılar! Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Benim taptığıma da siz tapmazsınız. Ben de sizin taptığınıza tapacak değilim. Benim taptığıma sizler tapmıyorsunuz. Sizin dininiz size, benim dinim de banadır.”

İslâm dini, bir inanç ve ibadetler sistemidir.  Allah’ın emir ve yasaklarından meydana gelen ve hukuka dayalı bir değerler manzumesidir.

İslâm dininin, mensuplarını mecbur tuttuğu ve her şekliyle tarifi yapılmış bir devlet yönetim sistemi yoktur. Ancak, Kur’an adaletle hükmetmeyi, emaneti ehline vermeyi, devlet ve millet işlerinin meşveretle yapılmasını ve keyfi idare yerine, hukukun üstünlüğüne dayalı kanun hâkimiyetini emretmektedir. Asr-ı Saadetteki dört halife dönemi seçim, meşveret, muhalefet ve adalet prensipleriyle, bu gün uygulanan cumhuriyet yönetiminin özünü ihtiva etmektedir.

Devlet yönetimi teknik bir mesele ve uzmanlık isteyen bir ihtisas alanıdır. İslâm dininin ancak yüzde birlik kısmı siyasete taalluk etmektedir. Geri kalan kısmı ahlâk, ibadet, âhiret ve fazileti içine alır. Bu yüzde birlik mesele, yüzde doksan dokuzun önüne geçirilemez ve geçirilmemelidir.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap