siyaset

DEMOKRATİK, SOSYAL BİR HUKUK DEVLETİ

Bu gün itibariyle dünyada yüz doksan üç devlet bulunuyor. Her devletin, milletiyle yaptığı sözleşme hükmünde olan anayasaları ve ona bağlı olarak kanun düzenlemeleri vardır.

İnsanlık tarihi boyunca sürüp gelen hak ve hürriyet mücadeleleri sonucu, beşeriyetin temel haklarını esas alan hukuk kavramı doğmuş, özellikle Batılı ve hür dünya devletlerinde, demokratik hukuk devleti medenî ülkelerin gündemine oturmuştur. Bilgi toplumu merhalesine ulaşan bu ülkeler, demokrasi ve hukuk devleti kavramının fonksiyonlarını sürekli yukarılara doğru yükseltmektedirler. İnsanlarına daha çok demokrasi, daha çok hak ve hürriyet vermenin huzur ve refahını yaşıyorlar. Devletlerinin bütün güçlerini kullanarak koruma ve kollama altına aldıkları resmî bir devlet ideolojileri olmadığından, vatandaşlarını ve mensup oldukları dinlerini potansiyel bir tehlike olarak görmemenin rahatlığını yaşıyorlar.

Demokrasi ortak paydasında, hukuk devletinin getirdiği hak ve hürriyetlerin ve hukuk önünde eşitliğin sağladığı huzurun, çok kültürlülüğü bir zenginlik olarak görmenin temin ettiği rahatlığın, lâiklik prensibini vicdan ve din hürriyetinin teminatı olarak değerlendirmenin verdiği uygar düşüncenin atmosferinde; milletine hizmet eden devlet anlayışı ve şeffaf yönetim mantığı, düşük enflasyon ortamında her kese insanca yaşayabilecek bir ücret, işsiz olanlara işsizlik maaşı ve diğer kolaylıklar; insan sağlığına son derece önem veren bir yaklaşımla milletini kucaklayan şefkatli bir idare, eğitim ve öğretimde fırsat eşitliği ve diğer demokratik değerlerle istikbale koşan hür bir dünya…

Dünyada bütün devletlerin kanunları vardır. Fakat hukukun üstünlüğüne dayalı ve hak ve hürriyetleri temel ölçü yapan demokratik hukuk devleti, uygar ülkelerin ve hür dünyanın önem verdiği değerler manzumesidir.

Bu çerçevede ülkemiz, geçmişe oranla bir hayli mesafe kat etmiştir. Hür ve demokrat bir Türkiye’yi hedefine koymuştur. Bu hedefi anayasasına bir madde olarak yazmıştır. Fakat, önünde daha çok mesafe olduğu da bir vakıadır. Türkiye Cumhuriyeti, hür ve medenî ülkeler arasına girmek istiyorsa, anayasasına koyduğu demokratik, lâik ve sosyal hukuk devletinin gereklerini yerine getirmelidir. Yoksa, hukuk devleti yerine, sadece bir kanun devleti olmaktan öteye gidemez.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Advertisement

Yorum Yap