Hatıralar

BİR AĞABEYİN İLGİNÇ HÂTIRASI

Bediüzzaman Hazretlerinin yakın talebe ve hizmetkârlarından Zübeyir Ağabeyin sağlığında, onun direktifleriyle İstanbul’da Risale-i Nur Külliyatının matbaalarda basılmasına başlanır.

Çok zor şartlarda ve gizlilik içinde yapılan bu faaliyetler esnasında, bu işte çalışanlar defalarca karakola götürülürler ve sorgudan geçerler. Onlardan biri de, orta okul talebesiyken Risaleleri tanıyan ve daha sonra hayatını Nur hizmetine adayan Mehmet Emin Birinci Ağabeydir. Muhtelif zamanlarda karakola götürülen merhum Birinci Ağabey ile komiser ahbap olurlar. Bir gün komiser Mehmet Birici Ağabeye “Mehmet Bey! Özel merakımı gidermek için soruyorum ve kayda geçirmeyeceğim. Siz bu eserleri okuya okuya ne yapmak istiyorsunuz? Asıl hedefiniz nedir?”diye sorar.

Komiseri karakol penceresine dâvet eden Birinci Ağabey, Galata Köprüsünden geçen insanları göstererek “İşte, biz bu insanların imanlarını kurtarıp kuvvetlendirerek, ebedi saadetlerini kazanmalarına çalışıyoruz. Ve boş olan camilerin cemaatlerini çoğaltıyoruz.”der. Komiser “Peki, memleketteki bütün camileri cemaatle doldurdunuz, sonra?” Birinci Ağabey “Komiserim! Eğer camiler almıyorsa yeni camiler yaparız.”diye karşılık verir. Kahkahayı basan komiser “Yoo, beni kandıramazsınız. On on beş milyon olduktan sonra bizi kıtır kıtır keseceksiniz değil mi?diye mukabele eder. Birinci Ağabey “Biz, içi dışı şeffaf bir cemaatiz. Gizlimiz saklımız yok. Hem mesleğimizin en temel prensiplerinden biri müspet hareket etmektir. Menfi hareketten Kur’an bizi men etmiş. Dâhilde kuvvet kullanarak hak aramaktan biz çok uzağız. Bize zulmedilse bile sabrı tercih ederiz. Bu kadar zamandır bizi tanıyamadınızsa biz ne yapalım?”der ve konu böylece kapanır.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Yorum Yap