Hatıralar Geçidi Risale-i Nur Hizmeti

AVUSTURYA SEYAHATİ (HATIRALAR GEÇİDİ- 57)

Reklam

25 Şubat 1996 yılında dâvet üzerine Avusturya’ya gittik. İki saatlik bir uçuşla Viyana hava alanına indik. Uluslar arası bir hava alanı idi. Modern ve büyük bir yapı olması beni cidden etkilemişti. Esenboğa hava alanı, o günkü haliyle oraya nispetle gece kondu gibi kalıyordu. Benim ülkem bunlardan daha iyisine lâyık diye düşündüm. Gerçi, iki binli yıllardan sonra onlardan daha iyileri yapıldı.

Hava alanında beni kadim dostum Mikail Yaprak karşıladı. Önce, Alaettin Akyıldız adında bir öğretmen arkadaşın evine gittik. Namaz ve yemekten sonra, Viyana’ya yukarılardan bakan Kalenberg Tepesine çıktık. Viyana kapılarına kadar dayanan Osmanlı ordusunun komutanı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, çadırını bu tepeye kurmuş. Ancak kaderin garip bir tecellisidir ki, Osmanlı ordusu Viyana kapılarından geri dönmek durumunda kalmış. Ondan sonra bir daha Avrupa içlerine girme ve fetihlere devam etme imkânı olmadı. Her neyse..

Kalenberg Tepesinden, hafif kar yağışı altında ve akşamın alaca karanlığında Viyana bir başka güzel görünüyordu. Tuna Nehri şehri ikiye bölmüş ve üzerine bir çok köprüler kurulmuş. Zarif minaresi, beyaz rengi ve kubbesiyle Arapların yaptırdığı cami, Tuna Nehri kenarında beyaz ve büyük bir kuğu gibi görünüyordu. Tepeden inerek akşam namazını bu camide kıldık. Oradan da dershaneye geçtik.

Anadolu’nun değişik il ve ilçelerinden gelerek bu yabancı memlekette ekmek parası kazanmaya çalışan yağız delikanlılar, bu gurbet ellerde Risale-i Nur’a sahip çıkmışlardı. İlk defa gördüğüm bu dâvâ adamlarının hepsiyle teker teker tanıştık. Osmanlı ordularının giremediği bu şehre, işçi sıfatıyla bu kahramanlar girmişler ve İslâm bayrağını dalgalandırmaya muvaffak olmuşlardı. O akşam, gayet feyizli dersler ve sohbetler oldu. Türkiye’den Risale-i Nur hizmetleri hakkında haberler verildi. Selasianer sokağına o akşam sanki Nur yağdı, elhamdülillah.

Ertesi gün Wels şehrine geçtik. Mikail Hoca, evini dershane yapmış. Gerçi, daha sonraki zamanlarda Grünburg şehrine üç katlı bir dershane açtılar fakat o günün şartlarında henüz dershaneleri yoktu. Bir hafta kaldığım Avusturya’da, cemaat ve Diyanet camilerinde ders ve sohbetler yaptık. Özellikle Yozgatlı ve Trabzonlu dostlarımızın yaptırdıkları ve içini doldurdukları camilerdeki sohbetler daha bir başkaydı.

Çeşitli şehir ve kasabalarda bulunan gönül dostlarını ziyaret ederek hasret giderdik. Bilhassa, çok sonraları vefat ettiğini haber aldığım Hacı Osman Cerit Ağabeyin bulunduğu ve Wels şehrine yüz altmış kilometre uzaklıktaki şehirdeki kalabalık akşam dersi görülmeye değerdi. Anadolu insanının misafirperverliği ve cömertliği arasında ikram edilen akşam yemeği ve yapılan ders ve sohbetler, şu gök kubbede yankılanan hoş bir seda olarak hafızalarımıza nakşoldu.

Bahsi geçen unutulmaz hatıraların detaylarını, döndükten sonra, Avusturya Günlüğü adı altında Yeni Asya’da yayınladık. Bir hafta gibi kısacık bir zamana, Allah lütuf ve keremiyle bir hayli hizmetler sığdırmıştı, elhamdülillah. (Devamı yarın)

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap