Genel Yurt Dışı Seyahat Notları

AVUSTRALYA SEYAHAT NOTLARI- 5 (HATIRA YAZILARI- 123)

Reklam

Avustralya kıt’asına ulaştığımızın onuncu günü Cumartesiydi. Nur Vakfı piknik düzenlemişti. Dört yüzden fazla Nur Talebesi çoluk çocuk piknik alanını doldurmuştu. Bir taraftan mangallar yakılıyor, diğer taraftan da dersler yapılıyordu.

Cemaatin kaynaşması için böyle programlara her tarafta ihtiyaç olduğu bilinen bir gerçektir. Güney yarım küre yaz mevsimini yaşadığı için ortam müsaitti. Avrupa ve Amerika kıt’aları dondurucu soğuklar yaşayıp uçak seferleri iptal edilirken, aynı anda bu kıt’anın yaz mevsimini yaşaması, Allah’ın sonsuz kudretinin açık bir tecellisiydi. Mutedil bir hava vardı. Güzel bir gün geçirmiştik.

Aynı akşam, beş yüzden fazla katılımcıyla “İman, insan ve kâinat” konulu konferansımızı paylaştık.  Açış konuşmasını yapan emektar Nur Talebesi Mustafa Gök, Risale-i Nur’dan vecizeler, Mehmet Akif’ten kısa şiirler ve düşündüren ibretli esprileriyle konferansa renk kattı.  Bir tarafta bayanlar, diğer tarafta erkeklerin oturduğu salon, canlı ve heyecanlı bir kalabalığa ev sahipliği yapmıştı.

Pazar günü, on bir uçağıyla Sydney şehrine geçtik. Fatih Yargı kardeşin yol arkadaşlığı da bir başkaydı. Sohbet ederek bir saat on beş dakikada menzilimize ulaştık. Halbuki, önceki gidişimizde kara yoluyla dokuz yüz kilometre mesafeyi ancak on bir saatte gitmiştik. Bir gün önce kırk derece sıcaklığı olan Sydney şehri, o gün yağmurlu ve bir hayli serindi. Halil Bozkaya kardeşimizin karşılaması ve dostlarımızla görüşüp, kucaklaştıktan sonra, Oburn Gelibolu Camisinde akşam namazını eda ettik. Yağmur şiddetini arttırmıştı. Türk Dayanışma Derneği konferans salonuna bu havada pek kimse gelmez diye düşünmeye başlamıştım. Nagehan kardeşin talebi üzerine, caminin genç ve değerli imamı Bilal Hoca, cemaate konferansın duyurusunu yaptı. Oradan yol üzerindeki derneğe geçtik. Yağmur hâlâ şiddetle yağıyordu. Üst kattaki salona geldiğimizde bayanlar tarafının dolduğunu, erkekler tarafının da konferans başlamadan dolduğunu gördük. Biz, üzerimize düşen görevi yapmalı, Allah’ın vazifesine karışmamalıydık. İnsanları toplayacak olan Cenab-ı Hak idi. Duyurmak işi ise bize aitti.

Melbourne’de verdiğimiz konferansın bir tekrarıydı. Kâinatın nasıl yaratıldığından başlayarak niçin ve ne maksatla yaratıldığına, onu yaratan Zatın varlık ve birlik delillerinden insanın varlıklar içindeki konumuna, oradan iman ve insan ilişkisine ve imanın toplum üzerindeki müspet etkilerine kadar, her birisi müstakil bir konferans konusu olan mevzumuzu bir saatte özetlemeye çalıştık. Konferansı dikkatle dinleyen ve bir çok fotoğraflar çeken Hakan Beyle sonra tanıştık. Meğer orada çıkarılan Dünya Gazetesinin ortaklarından biriymiş. Notlarımı isteyerek geniş bir özetini daha sonra gazetesinde yayınlamış. Bu ilgisinden dolayı kendisine buradan şükranlarımızı sunuyoruz.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)  (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap