Milletin birlik ve beraberliğini ve vatanın bütünlüğünü koruma noktasından bakıldığında, ülkemizin daha çok zamana muhtaç olduğu görülüyor. Zira, ne Osmanlı devletinin engin müsamahası ve ne de ileri demokrasilerde görülen hoşgörü…

Misak-ı milli hudutları içinde yaşayan milyonlarca vatandaşını huzur ve güven içinde sevk ve idare etmesi gereken bir devletin en büyük gayesi ve vazifesi, milletin birlik ve beraberliğini temin ve tesis…

Zübeyir Gündüzalp ve Mustafa Sungur Ağabeyler ve diğer emsalleri, daha sonra gelen kuşaklara numune-i imtisal olan dâvâ adamlarıdır. Gecemizi gündüze katarak ve canımızı dişimize takarak kudsî dâvâmıza sahip çıkmak, hatta…

Hazret-i Peygamberi (asm) rüyasında görmeyi çok arzu eden bir mürit, ısrarla şeyhinden yardımcı olmasını ister. Bu ısrarlara dayanamayan şeyh efendi müridine, akşam yemeğini bol tuzlu ve turşu ilâveli yemesini tembih…

Son yıllarda hizmet kadrolarının toparlandığını ve kudsi vazifelerinin başına geçtiğini görüyoruz. Özellikle biri dînî, diğeri siyasi iki şahsiyetin gerçek durumlarının gözler önüne serilmesiyle cemaatin önünün açıldığını, morallerinin yükseldiğini ve şevk-i…

Ehl-i imanın imanını dalâlet-i mutlakadan muhafaza etmek ve hem kendilerini, hem de vatandaşlarını kabrin tek başına hapsinden ve cehennemin ebedi idamından kurtarmak gayesiyle, bir asra yakındır bütün gayretleriyle çalışan Nur…

Dehşetli olaylar içinde ümitsizliğe kapılan ehl-i imana gerçekçi ümitler vermek ve dayanılması çok zor acılara bir çare bulmak için çok gayret eden Bediüzzaman Hazretleri, âhirzaman fitnelerine karşı hep bir çözüm…

Bediüzzaman Said Nursi henüz çocuk yaşlarındayken, Arapça dil bilgisi gramerini öğrenmek için çevresindeki medreselere gider. Hocalarından biri Nurs köyünden gelen talebelere çok ilgi gösterir ve soğuk kış gecelerinde onların üstünü…

Her kıştan sonra baharı ve her geceden sonra sabahı yaratan, mümin ve salih kullarını zalimlerin, fâcirlerin ve deccalların eline bırakmayan Cenab-ı Hak; onların yaptığı tahribatı tamir edecek vazifeli şahsiyetleri tavzif…

Cahiliye asrının zifiri karanlık semasında, parlak bir güneş gibi doğan islâm dini, o devirde yaygın olan bütün kötü alışkanlık ve âdetleri kısa zamanda ortadan kaldırarak, onların yerine yüksek ahlâkları ve…

Hicri on üçüncü asrın minaresinin başında durup, şeklen medeni, fikren mazinin en derin derelerinde ve dine lâkayt olanları camiye ve namaza davet eden son çağın müceddidi Bediüzzaman Hazretleri de çileli…

Putperstliğin en dehşetli bir devrini yaşadığı ve kopkoyu bir cehalet karanlığının insanlığı istila ettiği bir zamanda, Allah’ın izniyle gelerek tevhid inancını âleme ilan eden Kâinatın Efendisi Sevgili Peygamberimiz (asm); “Lailahe…

Risale-i Nurları okumak başka, anlamak başka, kabullenmek başka, yaşamak başka, ona talebe olmak başka ve hakiki ve sâdık talebesi olmak bambaşka şeylerdir. İsteriz ki, bırakın medeni dünyanın insanları, keşke Eskimolar…

Kur’an-ı Kerim’in manevi bir tefsiri olan, onun nurundan iktibas olunan ve adıyla dahi insanın maneviyat âlemlerine bahar iklimi yaşatan Nur Risaleleri; dinsizlik cereyanlarının en azgın devrini yaşadığı, komünizm ve Süfyanizm…

Zamanımızda gelişen teknolojik imkânlar ve basın yayın organları, insanları daha çok okumaya ve araştırmaya teşvik etmesi gerekirken, maalesef nefsanî duygulara hitap ettiği için; toplumu okumayan, üretmeyen, tüketim çılgınlığına iten araçlar…

İnsanlık tarihi boyunca gelmiş geçmiş bütün peygamberlerin en kâmili, en eşrefi, en âli ve en yücesi olan Hazret-i Muhammed (asm) Hira dağında peygamberlik vazifesiyle tavzif edildiği zaman, Cenab-ı Hak’tan aldığı…

Çok zor ve çetin şartların mahsulü olan Risale-i Nurların okunması, anlaşılması, yaşanması ve yaygınlaştırılması için, bizzat Bediüzzaman tarafından teşvik edilen Nur derslerinin, kendisine has bir metodu meydana geldi. Zübeyir Gündüzalp…

İslâm dini ile tanıştıktan sonra devam edip gelen bin yıllık geçmişimizde, millet olarak dem ve damarlarımıza yerleşen ve vicdanlarda silinmez bir damga gibi yer eden İslâmî âdet ve geleneklerimiz vardır.…

Tam demokrasi prensipleri çerçevesinde değerlendirmeye alınan Türkiye, resmi ideolojisi olan bir ülke olarak kabul ediliyor. Batı standartlarında bir demokrasiden uzak olan bu durumdan dolayı, Avrupa Birliği kapısında sürekli bekletiliyoruz. Kendi…

Milletin hür iradesiyle ve seçtiği temsilcileri vasıtasıyla kendi kendisini idare etmesi anlamına gelen demokrasi, Osmanlı Devletinin son dönemlerinde, Tanzimat Fermanı ile başlayan milletimize ait bir süreçtir. Batılı milletler için daha…

Lâiklik, din ile devlet ve siyasetin birbirinden ayrılması prensibidir. Bu itibarla devlet istiyorsa lâik olabilir. Ancak, kişiler kendilerini lâik olarak tanımlayamazlar. Zira, şahıs ya dinle bağı vardır ya da yoktur.…