(Dünden devam)

İlkelerin içinde bulunan cumhuriyet ilkesini, içinde demokrasi olmak şartıyla milletçe benimsediğimiz görülüyor. Çünkü, Asr-ı Saadette uygulanan İslâmî idare şekli, dindar anlamda bir cumhuriyet yönetiminden başka bir şey değildir. Cumhuriyet ve demokrasiye din adına sahip çıkmak gerekir. Zira, muhtevaları birbirine uygunluk arz etmektedir. İsimlerin farklı olması asıl gerçeği değiştirmez.

Lâiklik ilkesine gelince, işte sıkıntının bir kaynağını o teşkil ediyor. Lâiklik prensibini farklı anlayıp uygulamak, devlet- millet gerginliğinin meydana gelmesine sebep oluyor. 1930 ve 1940 yıllarında uygulanan lâiklik, Rusya’nın uyguladığı dinden hoşlanmayan ve dini dışlayıp yok sayan bir kavram olarak görüldüğünden, aynı şekilde bu gün de uygulamaya kalkanlar, devlet ile millet arasındaki gerginliğin atmasına sebep oluyorlar.

Halbuki, Batılı anlamda lâiklik, din ve vicdan, fikir ve ifade hürriyetinin teminatı, şemsiyesi ve koruyucusudur. Kim neye ve ne şekilde inanıyor veya inanmıyorsa yahut nasıl ibadet etmek istiyorsa, lâiklik onun güvencesidir. İşte, demokrasiye geçildiği dönemin iktidarları olan Demokrat hükümetler, lâikliği Batılı anlamda anlayıp uyguladıklarından, ilke ve inkılapların savunuculuğunu yaptığını söyleyen kurum ve kuruluşların hışmına uğramışlardır.

Bağnaz ve tutucu lâiklik taraftarları “Lâiklik dinsizlik demek değildir. Lâiklik dine saygılı olmayı gerektirir.” derler fakat her fırsatta din ve dinarlara saldırmayı bir vazife gibi görürler. Din karşıtı olduklarını, lâiklik ambalajına sararak içlerindeki zehirlerini etrafa saçarlar. Onlara göre milletin ve özellikle gençliğin dindarlaşması irtica olarak görülmektedir. Devlet yönetiminde inançlı insanların vazife almaları tehlikelidir.

Bağnaz lâiklik anlayışına sahip olanlara göre, cumhuriyet gençliğinin din ile, dindarlık ile alâkası olmayacak, haram keyif ve eğlencelerin her çeşidini serbestçe işleyecek ve çağdaşlık adına, dinini yaşamaya çalışanlarla mücadele edecek, bu şekilde ilke ve inkılapları korumuş olacak.

Bu söylediklerim hayal mahsulü şeyler değildir. Bir televizyon programından ilke ve inkılapların savunuculuğunu yapan bir profesörü dinlerken üzüldüm. Çok yazık! Gerginliğe sebep olan böyle adamların milletin gözüne baka baka bunları söylemesi gerçekten büyük bir talihsizliktir. Halbuki, İçinde demokratik değerler bulunan bir cumhuriyet ve Batı tarzı bir lâiklik anlayışı üzerinde birleşilse, bütün gerginlikler kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Beklentimiz de budur.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)