Anadolu Seyahat Notları

ALTIN ŞEHİRDE ALTIN KALPLİ İNSANLAR- 1 (GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…)

Reklam

Mazisi insanlık tarihi kadar eski olan İstanbul, çeşitli devletlere başkentlik yaptığı gibi, Osmanlı Devletine de tam dört yüz yetmiş yıl payitaht olarak merkez oldu.

Ekser insanların “İstanbul’un taşı toprağı altındır.” diyerek koşup geldiği ve çalışkan insanların da ekmek parasını kazandığı bu güzel şehir üzerine nice şiirler ve hatta kitaplar yazılmıştır. Özellikle, İstanbul âşığı olan şair Yahya kemal Beyatlı “Bu İstanbul’dur ki, bi misli bahadır. Bir sengine bütün acem mülkü fedadır.” mısralarıyla biraz abartılı da olsa, ona olan sevgisini ilan etmiştir. Yani, emsalsiz değere sahip olan İstanbul’un bir taşına, bütün İran  toprakları bedel olamaz demiştir.

2010 yılı için Avrupa kültür başkenti kabul edilen İstanbul, gerçekten dünyada bir benzeri olmayan coğrafi bir yerde ve güzelliktedir. Avrupa ile Asya kıt’alarını birbirinden ayıran ve Karadeniz ile Marmara denizini birleştiren boğazı, asma köprüleri, Osmanlı camileri ve diğer tarihi yerleriyle, yerli ve yabancı turistlerin gözdesi olan İstanbul’un en zor tarafı yoğun olan trafiğidir. Bu yüzden, şair Yahya Kemal Beyatlı’nın ifadelerini, ben kendi adıma tersine çevirdim ve İstanbul’un en güzel tarafı Ankara’ya dönüşüdür.” demeye başladım.

Yönetim kurulu toplantıları ve Eğitim Merkezi vazifeleri gereği, altı ay boyunca ayda iki üç günlüğüne İstanbul’a gitme durumum oldu. Bu vesileyle çeşitli semt derslerine götürülmem söz konusu oldu. Bu suretle de, İstanbul hizmetlerini yakından tanıma imkânı doğdu. (Devamı yarın)

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap