ALLAH’IN YOKTAN YARATMASI
Tefekkür

ALLAH’IN YOKTAN YARATMASI

Dar akılları anlamadıkları için bir kısım insanların inkârda kaldıkları bazı meseleler vardır. Daha çok imanla ilgili olan bu tarz zor meselelerin ispat ve izahına ihtiyaç olur.

Kur’an-ı Kerim’de ince ve derin mânâların anlaşılması için teşbih ve temsiller yapılmıştır. Tâ ki, geniş halk kitleleri o hakikatleri anlayabilsin. Mesela, kıştan sonra baharda ölmüş dünyanın yeniden diriltilmesi, kıyamet sonrasında insanların yeniden diriltileceğine örnek gösterilmiştir. Allah’ın şefkat, rahmet ve kudret eli mânâsında “Allah’ın eli bütün ellerin üstündedir.”teşbihi yapılmıştır.

Kur’an-ı Kerim’in temsillerle en derin hakikatlerini anlatma metodunu takip eden Bediüzzaman Hazretleri, temsil merdiveni ile en yüksek hakikatlere çıkmış, yine temsil dürbünüyle en uzak hakikatleri en yakın etmiştir.

İşte, imanla ilgili meseleler içinde aklın anlamakta zorlandığı konuların başında, kâinatın ve mevcudatın hiçten ve yoktan yaratılması gelir. Bu zorluğun sebebi, Allah’ı gerçek anlamda tanımamak, isim ve sıfatlarıyla bilmemektir. İnsan kendi âcizliği ve zayıflığıyla birlikte, Allah’ı kendisiyle kıyaslayıp, kendisi hiçten ve yoktan bir şey yapamadığı için, Allah’ın da yapamayacağını zannetmesidir.

Hâlbuki, Allah (c.c.) mutlak kudret ve kuvvet, ilim ve irade gibi sıfatları olan sonsuz bir gücün sahibidir. Eşi, ortağı ve benzeri yoktur. Muinlere, vezirlere ve yardımcılara da ihtiyacı yoktur. İlmi bütün âlemleri ve her şeyi kuşatmıştır. İlminin dairesi dışında kalan hiç bir şey yoktur. Varlık âlemleri gibi yokluk âlemleri dahi ilminde mevcuttur. Zaman, mekân, zaaf, noksan ve madde gibi bütün kayıtlardan münezzeh ve beridir. “Bir şeyin olmasını murat ettiği zaman, Onun işi sadece ‘Ol!’demektir; o da oluverir.” (Yasin Suresi:82)

İşte, Allah’ın varlıkları icadı, Bediüzzaman Hazretlerinin verdiği örnekte olduğu gibi; tıpkı fotoğraf merceğine yansıyan görüntünün, tam bir kolaylıkla fotoğraf kâğıdına aksettirilerek, ona harici vücut verilmesi gibidir. Veya görünmez bir mürekkeple yazılan bir yazının, onu göstermeye  mahsus ilâcın sürülmesiyle göze görünmesi gibidir. Allah, ilminde mevcut ve hazır olan eşyanın plân ve projeleri üzerine, kudretinin bir cilvesi olan kuvvetini o ilmi mahiyetlere sürer, zahiri yokluktan çıkarıp harici vücuda mazhar eder. Böylece, zahiren yok olan o sanatlı eser, var olur ve göze görünür. Zaten Allah’ın yarattığı her şey bir mucizedir ve bu kadar anlamak dahi bizim için büyük bir nimettir.

asyanur.info

Yorum Yap