“Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.” diyen ecdadımız, insanın yaratılışında ihsan ve ikrama karşı bir meyil ve minnet duygusu olduğunu ifade etmişlerdir. Bu ihsan ve ikram arttıkça, duyulan minnettarlık hissi de ziyadeleşir. Sayılamayacak kadar çok nimetler ihsan etmekle, en büyük ihsan sahibinin Kendisi olduğunu haber veren Cenab-ı Hak, “Siz Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız, saymakla bitiremezsiniz.” (Nahl Suresi ayet. 18) ayetiyle bu gerçeği tespit etmiş oluyor.

Yokluk karanlıklarından, aydınlık olan bu varlık âlemine çıkarmakla bizlere vücut nimetini veren ve bu âlemdeki nimetlerden istifade edecek bütün organlarla donatan, bizleri taş, ağaç yapmayıp, hayvan yapmayarak insan suretinde yaratan, iman ve İslâm nimetlerine mazhar ederek, maddi ve manevi her türlü nimetlerle rızıklandıran ve ölümün ardından yokluğa mahkûm etmeyerek, ebedî bir âlemde daimî bir vücuda mazhar edip, bütün sevdiklerimize de aynı nimetleri ihsan eden Cenab-ı Hakkın, elbette ihsan ettiği nimetler saymakla bitirilemez.

Ezelden ebede kadar her kimden her kime karşı gelen ve gelecek olan şükür, medih ve senalar, sadece Allah’a mahsus olduğundan, mümin olan her bir insan, teşekkürünü, minnettarlığını ancak Cenab-ı Hakka verir. Zahirî sebepler arkasından hakiki nimet verenin Allah olduğunu gördüğünden, aracılara yaptığı teşekkürün dahi, Allah’a dönük olduğunun şuurundadır.

“İnsan, ihsan edene karşı köle hükmündedir.” sırrınca, bu kadar sayısız nimetlerine mazhar olunan Allah-ü Teâlâ, ancak Kendisi ibadete lâyık ve sevilmeye müstehaktır. Onun içindir ki, namazlarda okuduğumuz Fatiha Suresinde “Yalnız Sana kulluk yapar, yalnız Senden yardım dileriz.” mealindeki ayeti okuyarak, kulluğumuzu yalnız Allah’a tahsis ederiz. Böylece, samimi bir mümin oluşumuzun gereğini yerine getirmiş oluruz. (Devamı yarın)

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci ile Risale-i Nur dersleri) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)