Siyaset

“ALLAH’IN İNDİRDİĞİ İLE HÜKMETMEYENLER- 3

(Dünden devam)

Bahsi geçen duruma fevkalâde üzülen ve yanlış mânâ vererek ortalığı karıştıranları ikaz eden Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri “Maattessüf, su-i tesadüfle hükümete itiraz edenlerden ehl-i ifrat ve ehl-i tefrite rast geldim. Ehl-i ifratın bir kısmı, Arap’tan sonra İslâmiyetin kıvamı olan Etrâkı (Türkleri)) tadlil ediyorlardı. Hatta bir kısmı o derece tecavüz etti ki, ehl-i kanunu (anayasayı yapanları) tekfir ederdi. Otuz sene evvel olan Kanun-u Esasiyi ve hürriyetin ilânını tekfire delil gösterdi. (Vemen lem yahkûm bima enzelallah) ilâ âhir hüccet gösterdi. Bîçare bilmezdi ki, (Men lem yahkûm) bilmânâ (Men lem yüsaddık) dır. (yani kim tasdik etmezse)” (Münâzarât s. 124)

Gerçekten bu gün bile hâlâ tartışması yapılan anayasa yüzünden bir çok dindar kesim aynı hataya düşerek, kanun yapanları dinsiz ve mürted olmakla  suçluyorlar. Halbuki, ayette bahsi geçen (Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin, fâcirlerin, fâsıkların ta kendileridir.) mealindeki hakikati izah eden  Bediüzzaman, (Kim tasdik etmezse) doğru anlamını ortaya koyarak, kavram kargaşasına son vermiş oluyor.

Evet, kim Allah’ın indirdiklerini tasdik etmezse kâfir olur. Yoksa, onlarla amel edemeyenler sadece günahkâr olur. Bu inceliği dikkate alamayan bir kısım dindarlar, önüne gelene kâfir, mürted veya münafık damgası vurmakla ne kadar dehşetli bir hata ettikleri ve büyük bir ekseriyette din aleyhtarlığı meylini uyandırdıkları açıkça anlaşılıyor.

Bu hakikatlere binaen, yüzde altmış veya yetmiş oranında tam dindarlık seviyesine gelmemiş bir millete, tatbiki mümkün olmayan İslâm dininin yüzde birlik kısmını din adına dayatmak nasıl yanlışsa, Allah’ın indirdikleri ile amel edemeyen kanun yapıcıları kâfir olmakla itham etmek de, o kadar yanlıştır. Bu, dikkat edilmesi gereken çok önemli bir noktadır.

asyanur.info  samicebeci.net  ((YouTube-Sami Cebeci videoları) (YouTube-Sami Cebeci ile her akşam canlı Risale-i Nur dersleri)

Reklam

Yorum Yap