Tefekkür

AKIL NİMETİ VE TEFEKKÜR

Âlemde yaratılmış olan varlıkları ibret gözüyle inceleyip, Yaratıcıları hesabına bakarak ders almaya tefekkür denilir. Tefekkür zihin tembelliğini atar ve insanı manen Allah’a yaklaştırır. Marifetullah denilen Allah’ı bilmek ve tanımak ilminde terakki ettirir.

Enfüsi ve âfakî olmak üzere iki çeşit tefekkür vardır. Enfüsi tefekkür, insanın iç dünyasını anlamaya çalışıp onunla Rabbine ulaşmasıdır. Âfakî tefekkür ise, kendi dışındaki varlıklara bakarak, onların üstündeki sanatları görüp, Yaratıcı Kudreti idrak etmeye gayret etmesidir. Her iki tefekkür birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.

Enfüsi tefekkürde inceden inceye araştırma yapılması, maddi vücudumuzdaki her âzâ  ve organlardaki İlâhi sanatları görmeye ve Sanatkârını onlarla tanımaya vesiledir. Aynı zamanda, Yüce Yaratıcının verdiği duyguları da yakından tanıyarak, onları verenin gayesine uygun olarak kullanma nimetine mazhar olunur. Nasıl ki, emri altındaki memurları yakından tanıyan bir âmir, onları kabiliyetlerine göre en iyi şekilde değerlendirir ve istihdam eder. Aynen öyle de, kendi duygu ve kabiliyetlerini yakından bilen bir insan da, onları veriliş gayesine en uygun bir şekilde yönlendirir ve hayatını veren Allah’ın istediği istikamette yaşama nimetine kavuşur.

İç dünyamıza takılan bütün duygularımız şüphesiz çok değerlidir. Her bir duygunun kendine göre veriliş gayesi ve ibadeti vardır. Mesela, duygular içinde en kıymetlisi olan ve diğer duyguların da kıymetini arttıran en değerli nimet akıldır. Aklı olmayan bir insanın, diğer duyguları fonksiyonlarını tam yapamaz. Onun için duygular içinde akıl, en başta gelen büyük bir nimettir. Aklı olmayana, dinin emir ve yasaklarını yerine getirme mecburiyeti yoktur. Zira mükellef değildir.

Kalbin vazifesi Allah’ı sevmek, iradenin vazifesi Allah’a ibadet etmek, lâtifelerin vazifesi manen Allah’ı müşahede etmek olduğu gibi; aklın veriliş gayesi ve vazifesi de Allah’ı bilmek ve tanımaktır. Ancak akıl tek başına Allah’ı bulmaya ve tanımaya yeterli değildir. Bunu en iyi bilen ve aklı yaratan Allah, onun önünü aydınlatmak ve geçeği bulmasını sağlamak için semavi kitaplar ve onları tebliğ eden peygamberler göndermiştir. Akıl onlar sayesinde istikameti ve dengeyi bulur.

asyanur.info

Yorum Yap