Şeytanın yaratılmasında nice hikmetler ve hayırlar olduğunu söyleyen Bediüzzaman Hazretleri, insanın manevi terakkiyatının zembereğinin şeytan olduğunu belirtir. Eğer şeytan yaratılmasaydı, insanın makamı melekler gibi sabit kalır, o zaman da insan…

Cenab-ı Hak, hikmet ve kudret eliyle kâinatın mevcudatını yaratılış teknesinde yoğururken bütün zıtları birbiri içine attı, şerleri hayırların arasına kattı. Böylece, dünyayı cin ve insanların imtihanı için bir meydan yaptı.…

Her yaptığı işinde ve her yarattığı şeyde bir çok gayeler, faydalar ve maksatlar takip eden Cenab-ı Hak, canlılar âleminde bunu daha belirgin bir hale getirmiş. Hayvanlar âlemine dikkatli bir gözle…

“Kırk sene ömrümde, otuz sene tahsilimde dört kelimeyle dört kelâm öğrendim. Kelimelerden maksat; mânâ-yı harfi, mânâ-yı ismi, niyet, nazardır. Şöyle ki: Ceanab- Hakkın masivasına (kâinata) mânâ-yı harfiyle ve Onun hesabına…

İnsanı diğer canlılardan ayıran en belirgin farklardan birisi de, eşyaya ve olaylara, anlamak ve analiz yapmak için dikkatle bakmasıdır. Bu anlamda nazar; göz atmak, mülâhaza etmek, düşünerek bakmak anlamlarına gelir.…

Yaratılmış bütün varlıklar arasında farklı bir konumu ve durumu olan insanlık âlemi, ekseriyet itibariyle yaratılış ve dünyaya gönderiliş gayesinin dışında bir seyir takip ederek, günümüze kadar gelmiş ve öylece de…

“Kırk sene ömrümde, otuz sene hayatımda dört kelimeyle dört kelâm öğrendim. Kelimelerden maksat; mânâ-yı harfi, mânâ-yı ismi, niyet, nazardır. Şöyle ki; Cenab-ı Hakkın masivasına (Kâinata) mânâ-yı harfiyle ve Onun hesabına…

Cenab-ı Hak şu dünyayı imtihana meydan ve tecrübeye mahal olmak için, kâinat teknesini zıtlarla doldurmuş ve yoğurmuştur. Hayır, iyilik, güzellik, iman ve nur gibi müspet olan hakikatlerin içine; şer, fenalık,…

Kâinattaki varlıklar içinde müstesna bir yeri olan insan, sayısız istidat ve kabiliyetlerle donatılmıştır. Her şey onun emrine boyun eğdirilmiş ve her ihtiyacı için hazır edilmiştir. Bediüzzaman Hazretleri “İnsan bu âleme…

Cenab- ı Hakkın sınırsız ve sonsuz ilminin delilleri had ve hesaba gelmez. Zira ölçülü ve intizamlı bir keyfiyette yaratılan umum mevcudat, her şeyi kuşatan bir ilme şehadet eder. Çünkü intizam…

Ezeli ve ebedi bir hayatın sahibi olan Cenab-ı Hakkın, “Sübuti sıfatları” içinde sayılan sonsuz bir ilmi vardır. O ilim sıfatı, diğer sıfatlar gibi Allah’ın zatındandır. Ondan ayrı olması düşünülemez. Nasıl…

Tefekkürde bakış açısı çok önemlidir. Mevcudata mânâ-yı ismiyle değil, mânâ-yı harfiyle bakılmalıdır. Yani, onlara zatları hesabına değil, Yaratıcıları hesabına bakmaktır doğru olan. “Ne güzel!”yerine “Ne güzel yaratılmış!”diyebilmektir. Bu bakış açısı…