Ülke genelinde yaşayan milyonlarca vatandaşımızın etnik kökeni, mezhebi, mesleği ve meşrebi farklı olmasına rağmen; aynı vatanı, aynı dini paylaşmamızla top yekûn bir milleti oluşturmuşuz. Yönetim biçimi olarak da, bütün eksik…

Bin dört yüz senelik İslâm tarihinin belli bir döneminden sonra ortaya çıkan ve değişik isimlerle anılan  tarikatların günümüzde devamı olduğu gibi, cumhuriyetin ilânından sonra meydana gelen bir takım cemaatler de…

Öteden beri milletin birlik ve beraberliğinin korunması hep söylenerek gelir. Meydana gelen bir kısım olumsuz olaylar da nazar-ı dikkati bu noktaya yöneltti. Geçen asrın başlarında da bu memleket aynı dertten…

Aynı cemaatin içinde zamanla teşekkül etmiş grupların, kendilerine ait kimlikleri vardır. Hizmetin esasına taalluk eden derin görüş ayrılıkları meydana geldiği zaman, grupları bir arada tutmak mümkün değildir ve şart da…

Devletlerin ve milletlerin kendine has kimlikleri olduğu gibi, değişik cemaat ve grupların da kimlikleri ve şahs-ı manevileri vardır ve olmalıdır da. Sovyetler Birliği yetmiş yıl uyguladığı asimilasyon politikalarıyla, sınırları içindeki…

1926 yılının Şubat ayı içinde, Isparta’nın Barla beldesine sürgün olarak gönderilen Bediüzzaman Hazretlerini, devrin devlet erkânı, onu millete unutturmaya karar vermişti. Ruhundaki hamiyet-i İslâmiyesinin sönmesini ve kendi kendine ölüp gitmesini…

“Bu zaman, cemaat zamanıdır. Fert dâhi de olsa, muhalif bir cemaatin şahs-ı manevisine karşı mağluptur.” Bediüzzaman’a ait olan şu tespitler, âhirzamanın önemli bir karakterini çiziyor. Eserlerinde kendi şahsından ziyade, Risale-i…

Bediüzzaman Hazretlerinin yakın talebe ve hizmetkârlarından Zübeyir Ağabeyin sağlığında, onun direktifleriyle İstanbul’da Risale-i Nur Külliyatının matbaalarda basılmasına başlanır. Çok zor şartlarda ve gizlilik içinde yapılan bu faaliyetler esnasında, bu işte…

Bediüzzaman’ın tesis ettiği ve bütün cereyanların üzerinde müstakil bir iman kurtarma hizmeti olan Risale-i Nur hareketinin, meslek ve meşrep prensiplerini korumak ve yaşatmak misyonunu üstlenen cemaatimiz, meşveret ve şura esasına…

İnsan yaratılıştan medeni olduğundan, sair insanlarla topluca yaşamaya mecburdur. Millet kavramı içinde farklı görüş, fikir, meslek ve meşrepler cihetiyle, birbiriyle benzerlik arz edenlerin cemaatleşmesi tabii bir neticedir. Zamanımız cemaat asrı…

İslâmiyet, Kur’an ve bu vatan maslahatını dikkate alarak, kıyamete kadar değişmeyecek şaşmaz ölçüler vaz eden Bediüzzaman’ın ortaya koyduğu esasları, zorlama tevillerle kendimize uydurmak değil, bilâkis kendimizi o esaslara uydurmamız gerekir.…

Bediüzzaman Hazretleri, Hutbe-i Şamiye adındaki eserinde “Zaman bir hatt-ı müstakim üzerinde gitmiyor ki, mebde (başlangıç) ve müntehası (sonu) birbirinden uzaklaşsın. Belki, küre-i arzın medar-ı senevisi (yörüngesi) gibi bir daire çiziyor.…