Bir defaya mahsus olmak üzere, dünya denilen bu imtihan meydanına gönderilen insanlar, hak ve hakikati buldukları takdirde nihayetsiz saadetlere, haktan saptıkları zaman da nihayetsiz azap ve elemlere muhatap olacaklardır. Cenab-ı…

Kâinatın içinde görünmeyecek kadar küçük bir yer işgal eden insana, Yüce Yaratıcı tarafından bütün kâinat hizmetkâr kılınmış ve emrine verilmiştir. Allah’ın insana ihsan ettiği nimetleri insan saymaya kalksa saymakla bitiremez.…

Cenab-ı Hak, diğer duygular gibi akıl kuvvesine de yaratılıştan bir had ve sınır koymamıştır. Bu yüzden aklın ifrat, tefrit ve vasat mertebeleri vardır. Aklın ifrat mertebesi cerbezedir ki, hakkı bâtıl,…

Âlemde yaratılmış olan varlıkları ibret gözüyle inceleyip, Yaratıcıları hesabına bakarak ders almaya tefekkür denilir. Tefekkür zihin tembelliğini atar ve insanı manen Allah’a yaklaştırır. Marifetullah denilen Allah’ı bilmek ve tanımak ilminde…

Mahlûkatın en şereflisi olarak yaratılan insana; hayvan, cin ve meleklere dahi verilmemiş cihazlar ve duygular verilmiştir. O cihaz ve duyguların her birisinin, kendisine ait çok ehemmiyetli vazifeleri vardır. Mesela, zihin…

Varlıklar âlemi içinde farklı bir yere sahip olan insanı, diğer canlılardan ayıran  ve üstün kılan şey akıl nimetidir. Aklın insanoğluna ihsan edilmesinin en birinci maksadı, Kâinatın Yaratıcısını ve Sahibini tanımak,…

Beden evinde misafir olarak iskan edilen ruhun, hayatını devam ettirebilmesi için Allah üç kuvve vermiştir. Bunlar akıl, gazap ve şehvet duygularıdır. Bahsi geçen duygulara yaratılıştan bir sınır konulmadığı için, bu…