Hayat

RADYO VE TELEVİZYON NİMETİ

Teknolojik nimetler içinde radyo ve televizyonun ayrı bir yeri ve değeri vardır. İnsanlığın ilmen ve ahlâken yükseltilmesinde emsalsiz özelliğe sahip olan bu cihazlar, maalesef göründüğü kadarıyla, ekseriyetle ahlâksızlık ve sefahet aracı olarak kullanılıyor. En büyük nimetler sırasındayken, insanlığı ahlâksızlığa sevk edip manevi değerlerden uzaklaştırıyor.

Bahsi geçen durumu üzülerek tespit eden Bediüzzaman Hazretleri, özellikle radyo hususunda şu ikazı yapmaktadır: “Küre-i havayı bir konferans meydanı ve zemin yüzünü bir dershane ve bir mekteb-i irfan hükmüne getiren ve hadsiz nimetleri tazammun eden (içinde barındıran) ve hadsiz şükürler ile mukabele etmek lâzımken ve beşerin saadet-i ebediyesindeki ihsanat-ı İlâhiyenin muaccel bir numunesi ve hiçbir şüpheyi bırakmayan ve doğrudan doğruya hazine-i rahmetten ihsan edilen bir hediye-i Rahmaniyeye radyo namını takmakla, bu elektrik ve havanın temevvücü (dalgalanması) namını vermekle, o yüz bin nimetlere küfran perdesini çekmek, maddiyyun (maddeci) ehl-i dalâletin hadsiz bir divanelikleridir ki, hadsiz bir cinayet olup, hadsiz bir azaba onları müstehak eder.” (Emirdağ Lahikası s. 353)

“Beşerin saadet-i ebediyesindeki hadsiz ihsanat-ı İlâhiyenin bir muaccel numunesi”tabiri için “Bu kelimede büyük bir hakikat hazinesinin anahtarına işaret var.”yorumunu yaparak, radyonun mahiyetine dikkat çeken Bediüzzaman, onun tamamıyla insanlığın istifadesi için, müspet yönde kullanılması lâzım geldiğini ve insanın keyifli hevesata da ihtiyacı olmasından dolayı, meşru ve helâl dairede olmak şartıyla, beşte bir oranında eğlenceye cevaz verilebileceğini de ifade etmektedir.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Advertisement

Yorum Yap