siyaset

OSMANLI AHRÂRİYE FIRKASI

2. Meşrutiyetin ilânından sonra kurulan partiler içerisinde birisi de, Osmanlı Ahrariye Fırkasıydı. Hürriyetçi bir partiydi. Fikir ve ifade hürriyeti başta olarak, teşebbüs-ü şahsi ve diğer hürriyetleri savunuyordu.

1907 ile 1911 yılları arasında İstanbul’da bulunan Bediüzzaman, bir asra sığacak olayların yaşandığı o yıllarda, Prens Sabahattin’in başını çektiği bu parti ile ilgilenmiş ve 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti ile bağını kurmuştur. “Hürriyetin başında mânen bizimle, yani, İttihad-ı Muhammedî cemiyeti ile müttefik olan Ahrar Fırkası, otuz beş sene sonra dirildi, farmasonların zincirini kırarak, ezan-ı Muhammedîyi ilân etti. O zaman İttihad-ı Muhammedî, şimdi Nurcular namını alan kardeşlerimiz, yanlış basmamak için bazı hakikatleri söylemek isterdim. Fakat, Risale-i Nur benim bedelime konuşuyor dedim, yine yüzümü çevirdim.”diyerek, Ahrar Fırkasının devamı Demokrat parti, İttihad-ı Muhammedînin devamını Nurcular olarak tespit edip, bu iki cereyanın çok cihetlerle kader birliği ettiğini bir çok mektuplarında dile getirmiştir.

Demokrat partinin, Ahrar Fırkasının temsil ettiği misyonun devamı olup, onları İslâmiyet, Kur’an ve bu vatan maslahatına dersleriyle, talebeleriyle ve bütün kuvvetiyle destekleyen Bediüzzaman; onlardan hayır beklemek için değil, belki komünizm ve Süfyanizm cereyanlarına, meslek ve siyasetleri icabı muarız oldukları için, onları iktidar yerinde muhafazaya, Kur’an menfaatına kendini mecbur bildiğini söylemiştir.. Çoğu dindarların zannından farklı olarak  “Onlar, istibdâd-ı mutlakı kaldırıp, tam bir hürriyet-i şer’iyeye vesile olacaklar.” diyerek, beklentisini dile getirmiştir. Bediüzzaman’ın bunun gibi içtimâi hayata dair beyan ve tespitleri, yalnız yazıldığı zamanı değil, kıyamete kadar sürecek bütün zamanları kuşatan ve geçerli olan beyanlardır.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Advertisement

Yorum Yap