Hayat

FİTNE ZAMANLARI

İman ve inkâr mücadelesi hiç bir zaman bitmeyecek ve suretler değiştirerek kıyamete kadar sürüp gidecektir. İmtihan sırrı bunu gerektirmektedir.

Fitneler dönemi geldiğinde, haricî tecavüzler yerine, iç bünyeye fitneler sokulur, şahsî garazlar tahrik edilir ve insanın mahiyetinde muzır madenler hükmündeki hisler işletilir ve eneler çarpıştırılır. Böylesine şeytanî planlar ile iman hizmetiyle meşgul olan fedakârlar cemaati mağlup edilir. Bediüzzaman Hazretlerinin sağlığında buna muvaffak olamayan fitne odakları, onun vefatından bu güne kadar geçen zaman içinde bahsi geçen fitnelerin hepsini kullandı. Yıllarca omuz omuza beraber hizmet etmiş nice Nur fedâileri, çıkarılan ihtilaflar sonucu karşı karşıya geldi ve farklı cephelere düşmekten kurtulamadı.

Meslek ve meşrebi farklı anlamaktan kaynaklanan ayrışmalar olduğu gibi, hiç bir görüş farkı olmadığı halde farklı saflara düşüldüğüne şahit olunmuştur. İlk önceleri meydana gelen huzursuzluklar zamanla zıtlaşmaya dönüşmüş, geriye dönüşü mümkün olmayan bir noktaya varınca da taraftar toplama cihetine gidilmiş ve hiç istenmediği ve arzu edilmediği halde gruplaşmalar olmuştur.

Bu meselenin ehemmiyetini ve vahametini çok iyi bilen Bediüzzaman “Aziz, sıddık kardeşlerim! Evvel âhir tavsiyemiz, tesanüdünüzü muhafaza, enâniyet, benlik ve rekabetten tahaffuz, itidal-i dem ve tam ihtiyattır.”ikazını yapmak durumunda kalmıştır.

Tepede gözüken bazı şahısların arasında meydana gelen olumsuz gelişmelerle cemaat fertleri incitilmemelidir. İki testi çarpıştığı zaman biri kırılır ama diğeri de çatlar. İkisi de işe yaramaz hale gelir. Bu ise, çok veballi bir durumdur. Hayat sadece bu dünyadan ibaret değildir. Her şeyin hesabının görüleceği bir âhiret de vardır. Hisleriyle hareket edenler doğru muhakeme edemez ve hesabını veremeyeceği işlere cür’et eder. Bundan Allah’a sığınmak lâzımdır.

Rıza-yı İlâhi denilen nurlu bir hedefe doğru giden Rabbanî bir gemiden atlayan bir daha o gemiye dönemez. Fakat gemi yoluna yine devam eder. En arkada olunsa bile, yine geminin içinde kalabilmektir marifet. Fertleri bahtiyar insan haline getiren hakikat, enelerin şahs-ı manevi havuzunda eritilmesi ve havuzun tamamına sahip olunmasıdır. Bu mutlu sona ulaşmak için hiç bir mazeret öne çıkmamalıdır. Ve “Cemaate ve hizmete küsülmez.”prensibi esas alınmalı ve  bütün gayreti hakperestlik yolunda harcamalıdır.

asyanur.info  samicebeci.net  (YouTube-Sami Cebeci videoları)

Advertisement

Yorum Yap